Huzur
Huzursuzluğun Kitabı
Tatar Çölü
Suyu Arayan Adam
Godotyu Beklerken
Yabancı
Tutunamayanlar
Erbain
Leyla ile Mecnun
Gibi
open.spotify.com/track/7BPshDxKS...
Bu zeka, benimle tanıdığım ve sevdiğim tüm insanlar arasına bir çomak sokmuş, beni fırındaki işimden etmişti. Şimdi, eskisinden çok daha fazla yalnızdım. Algernon’u diğer farelerden bazılarıyla yeniden o büyük kafese koysalardı, acaba neler olurdu diye düşünmeye başladım. Onlar da Algernon’a sırtlarını çevirirler miydi?
Ben göstermiş olduğum hayret verici gelişmenin, onları ezdiğini ve yetersizliklerini açığa çıkardığını görmeye başlamıştım. Onlara ihanet etmiştim, benden o yüzden nefret ediyorlardı.
“Charlie, beni çok sıkıştırıyorsun. Bilmiyorum. Sen şu halinle bile benim zeka düzeyimi çoktan geçtin. Birkaç ay, belki de birkaç hafta içinde, farklı bir insan olacaksın. Entelektüel olarak olgunlaştığında, birbirimizle iletişim kurmayı başaramayabiliriz. Duygusal anlamda olgunlaştığında da, beni istemeyebilirsin. Ben de kendimi düşünmek zorundayım, Charlie. Biraz durup bekleyelim ve görelim. Sabırlı ol.”
Herhangi bir konuya özel bir şekilde odaklanmıyorum, sadece Dostoyevski, Flaubert, Dickens, Hemingway ve Faulkner’dan – elime ne geçerse – bol bol hayal ürünü romanlar okuyor ve hiç bitmeyen bir açlığı doyurmaya çalışıyorum.
Bu hafta Muhteşem Gatsby, Bir Amerika Trajedisi ve Bu Melek Satılık Değil adlı kitapları okudum. Erkeklerin ve kadınların öyle şeyler yaptığını hiç bilmiyordum.