F.

F.
@fildisikulee
Huzur Huzursuzluğun Kitabı Tatar Çölü Suyu Arayan Adam Godotyu Beklerken Yabancı Tutunamayanlar Erbain Leyla ile Mecnun Gibi open.spotify.com/track/7BPshDxKS...
Onun kendisine mahsus dikkatleri, iştihaları, tecessüsleri, sezişleri, dargınlıkları, nefret ve sevgileri vardı. Denebilir ki yetiştiği ve şaşırtıcı bir bereketle büyüdüğü dar coğrafya içinde hiç mahpus kalmaz, her fırsatta hayatın sonsuzluğuna doğru uzanırdı.
Reklam
Biz evvela kelimeleri öğreniriz, sonra yaşadıkça teker teker manalarını. Sahnenin Dışındakiler
Ona kendimi iyi hisettimi söyledim ama akıllı hisetmiyorum dedim. Ben sanmışdımki amaliyyat bitince ve gözlerimdeki bandaşlar alınınca hemen akıllı olucam ve bisürü şeyi bilicem ve herkez gibi okuyabilicem ve önemli şeylerden konuşabilicem.
Burt kafesden beyaz bi fare çıkardı ve bana gösterdi. Burt bunun adı Algernon dedi ve bu labirenti o çok güzel yapıyo dedi. Ozaman banada gösterin dedim nasıl yaptını. ... Algernonu izleyerek uzun sürsede labirent testini geçmeyi sonunda bende örendim. Farelerin bu kadar akıllı oldunu hiç bilmiyodum.
giriş
Aklı başında olan herkes, insan gözünün iki nedenden dolayı şaşkınlık geçirdiğini ve iyi göremediğini bilir. Birinci neden, insanın aydınlıktan karanlığa geçmesi, ikinci neden ise karanlıktan aydınlığa çıkmasıdır. Bu, beden gözü için olduğu kadar akıl gözü için de geçerlidir. Bu gerçeği idrak eden kişi, kafası karışmış ve görüşü zayıflamış bir kişiyle karşılaştığında onun durumuna gülmemeli ve şu soruyu sormalıdır: Bu adamın akıl gözü daha aydınlık bir dünyadan geldiği için mi alışkın olmadığı karanlığı yadırgamaktadır, yoksa karanlıktan aydınlığa geçtiğinde karşılaştığı yoğun ışıktan dolayı mı körleşmiştir? Bunların ilki mutlu olunacak ve beğenilecek, ikincisi ise acınacak bir durumdur, zira karanlığı yadırgayan göz, aydınlık bir dünyadan gelmiş demektir. Dolayısıyla, ona gülen kişinin asıl kendisi gülünç duruma düşer, ama karanlıktan aydınlığa geçtiği için iyi göremeyen bir kişi başkalarının ona gülmesini hak etmiştir. Eflatun, Devlet