Kitaplar daha önce hiç gitmediğim yerlere, hiçbir zaman olamayacağım insanlara açılan portallardı ve o kitaplar sayesinde binlerce hayat yaşamış, binlerce dünyayı ziyaret etmiştim.
Ben yalnız ve yalnız onu, böylesine içten, böylesine derinden severken, ondan başka birini ne tanıyor, ne biliyorken, ne de başka birine sahipken, nasıl olup da bir başkası onu sevebiliyor, sevmeye yelteniyor, hafızam bazen bunu bir türlü anlamıyor!
Her şeyi kendimizle ve kendimizi de her şeyle karşılaştıran bir
yapıya sahip olduğumuz için, mutluluk ve felâket de, birlikte olduğumuz şeylerdedir, bunda da yalnızlıktan daha tehlikeli bir şey yok.
Dualarım artık yalnız ona; hayalimde ondan başka bir şey
görünmüyor ve etrafımdaki dünyada her şeyin ölçüsü o. Bu da bana mutlu saatler veriyor - kendimi ondan koparmak zorunda kalıncaya dek!
Beni bol bol hazla doldurup taşıran, çevremdeki dünyayı cennet kılan, kalbimin yaşayan doğaya duyduğu dolu, sıcak duygu, şimdi her yolumda peşimi bırakmayan dayanılmaz bir eziyet oluyor benim için.