Yanardağın ağzında durup lavların yerkabuğundan çıkışını izliyor ve onu mahvedebileceğini biliyor olsa da yalnızca bekliyordu. Magmanın üzerine düşen ve bereketli topraklara dönene dek onu ıslatan yağmur olmak istiyordu. Adamın kurumuş köklerine kadar sızmak, kalbinin toprağını beslemek ve onu yeniden hayatla doldurmak istiyordu.
Sürekli aralarındaki mesafeyi kapatan kişi olmaktan bitkin düşmüştü. Belki biraz durup şarj olması, arkasını dönüp gitmese bile adama doğru yürümeyi kesmesi gerekiyordu.
Ona yeterli olmadığını söyleyen o sesi duyuyordu. Belki de asla yeterli olamayacaktı. Belki de yaptığı hiçbir şey fark yaratmayacaktı. Çok fazla seviyor, çok kolay güveniyor, çok sık inciniyordu ve belki de biraz kendini sertleştirmesi gerekiyordu. Ancak bunun sonucunda özünü kaybedeceğini bildiğinden hiç yapmayı denememişti. Duygularının incinmesi, öldüğünü hissetmekten daha kabul edilebilir bir şey olurdu.