Sevgili Dost,
Sence ışığa ne kadar duyarlıyız? Bu soruyla yalnız gözlerimizin değil kalbimizin de görüp görmediğini sorgulayabiliriz. Kur’ân’ın "Kalplerinde hastalık olanlar"a değil, "inananlara" tesir etmesinde de galiba bu sır var: Işığa duyarlı oluş.
Yalnız kalınca çocuklar ne yaparlar? Eğlenirler, çakıl taşı ve kum toplayarak küçük kubbeler yaparlar ve biraz sonra da onları yıkarlar. Böylece eğlenceleri hiç eksik olmaz. Onların çocukluk ya da akıl eksikliği yüzünden yaptıklarını kültür ve akıl ile yapamaz mısın? Her taraf çakıl ve kum dolu. Aslında içimizde inşa edecek ve yıkacak o kadar çok şey var ki!
Tokatların üzüm salkımlarına, üzüm salkımlarının tokatlara dönüştüğü bir hayatta, "İnsanı mutlu eden şeyler aynı zamanda onun felaketinin de kaynağı olabiliyor."