Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükâfatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.
Âl-i imrân/145
Gidelim buradan...
Göğsünü sıkan, içini daraltan o laneti geride bırakıp gidelim.
Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık.
Yağmuru güzel yağan bir yerlere gidelim.
Gidelim buradan...
Burası bizim değil.
Nasıl başederiz bu kadar saçmalıkla?
Her şeye sıfırdan başlanabilecek bir yerlere gidelim.
Gidelim buradan...
İlaçlarını yanına alma.
Kitaplarımı almayayım ben de. Biraz da onlar çıldırtmıyor mu bizi? Havası ilaç, denizi kitap bir yerlere gidelim.
Gidelim buradan...
Bıktım tepemizde sallanan manasız sorulardan.
Soru sorma artık bana.
Soru sormayayım sana.
Her türlü sorunun tedavülden kalktığı bir yerlere gidelim.
Gidelim buradan.
Burada insanlar kötü.
Hep bir şeyler anlatmamızı bekliyorlar,
hep bir şeyler anlatmamızı isteyecekler,
bitmeyecek bu hiç bitmeyecek. Kimseye bir şey anlatmak zorunda kalmayacağımız bir yerlere gidelim.
Gidelim buradan...
Bak uyuyamıyorum yine.
Senin de uykuların defolu, bölük pörçük.
Huzur içinde uyuyabileceğimiz bir yerlere gidelim.
Gidelim buradan.
Ya sen bana gel ya da ben geleyim sana. Sonra gidelim. Hadi...
#Alilidar
Ustam…
Aklım firarda
Gözbebeklerimde müebbet hüzün
Dilimde ay kesiği bir yara
Düşüm kırık dökük
Umudumun boynu bükük
Bir öksüzün omuzlarında sükut
Yüreğim sana emanet sıkı tut
Tut ki; kancık pusulara düşmesin
Bir hain kurşunu gelip deşmesin Ustam…
Ne zaman o senin bildiğin zaman
Ne sevda gördüğün masallardaki
Eskiden halı tezgahında dokunurdu aşklar
Nakış nakış körpe kız ellerinde
Mendillere yazılırdı isimler yüreklere kazılırdı gizlice
Sevdalılar asil ve de yürekli
Sevdalar kavgalar iki kişilik
Oysa şimdi;
Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde
Meşru sevdalardan gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara
Günahkar gecelerden
Beni herkes sevdaya asi sanır
Oysa aşk beni nerde görse tanır
Hasret tanır zulüm tanır ölüm tanır
Yüzüm yüzümden utanır
Yorgunum ustam yorgunum
Ne katıksız somun isterim senden
Ne bir tas su
Ne taş yastıkta bir gece uykusu
Var gücünle asıl sükunetime
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün