Sanki güneş kanatlarımın üzerine çarpmış, kanatlarım eriyip sırtıma akmış. Görenler bunu is lekesi sanmış, çürük gök renginde bir şafak kanın bozuk rengine boyanmış. Melekler şeytanların bebeklerini doğurmuş, şeytanlar ellerinde yetim bebeklerle cennetin topraklarından kovulmuş. Adına kötü demişler, öldürülen tüm iyilerin.
Artık acıyı hissetmiyordu. Bedeni öyle büyük bir acının eşiğinde durmuştu ki acı çekmenin ne demek olduğunu ona unutturan yine çektiği bu acı olmuştu. İşlediği günahlar tıpkı bir enkaz gibi üzerine yıkılmıştı. O kadar ağır hissediyordu ki hissetmediği tek şeyin acı olmasından ölesiye nefret ediyordu
Tepkisizdi.