Beni dudaklarımdan öptükten sonra eğildi ve bir de omzumdan öptü. Bir süre sanki beni oradan öpemediği yılların acısını çıkarıyormuş gibi öylece kaldı. "Seni seviyorum."
O iki kelime tenimde sadece basit bir fısıltıydı ama kalp kemiğimin tamamen iyileştiğini hissetmeme yetecek kadar kuvvetliydi.
Başımı tekrar omzuna yaslayıp okyanusa baktım. "Ben de seni seviyorum, Samson."
"Ben o evi hak etmiyorum, Beyah."
Yüzünü ellerimin arasına aldım ve göz göze gelmek için başını çevirdim. "Yeterince ceza çektin. Hayatın sana sunduğu tüm güzellikleri kabul et."