Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şakire, "Bizum şu halumuzda ahlaklı, namusli olmanın ne değeri vardur. Bütün namuslilar yerin altina girecek de salt ahlaksızlar mı yaşayacak yerin istünde?"
Temel Çavuş, "Savaş uzarsa belki seni de bir iki yıl sonra askere alıp cepheye sürerler. İşte o zaman bizum aile için felaket çani çalmiş demektur. Bahçeleri nenenun elinden alup çoluk çocuğu oturduğunuz kulübeden de dışarı atarlar. O zamam cecuklar sinek gibi kırılır giderler. Onlara acıyan tek kişi çıkmaz. Ya senun ya da benum askerden kaçmamuz gerek. Boğun zengğnler bedel verip canlarıni satin alayi, cepheye sürülmekten, elumden kurtulmanun çaresinü arayi. Bizum canimuzi kurtarmak için devlete verecek meteliğumuz yok. "
Temel Çavuş', "Çalişan insanun ha bu yoksulluğunu aklim almayi. İsteyrum ki ha bu çalışmayla önümuze cennet yemişleri, cennet yemekleri, cennet urubalari, tökulsun. Ama nerde? Bana öyle geliy ki gücüne gitmesun ama bu iş Allah'ın elinde değil. O da birşeylere boyun eğeyi, istemeyerek katlanayi. "
Temel Çavuş, durup dururken birden bire bir çıkış yaptı:
"Şakire" dedi, "bir gün şu yoksulluğun anacuğuni satacağum gibi geliy bağa. Bu yeryüzü yaşanası, güzel bir yer. Ah şu çalışmamız bir para etse!"