İslam'in ilk şartı Allah'a imanın beyan edilmesini içerir. Atom çağında dinin gelecegine süpheyle bakanlara, yeni çağın müjdeleyicilerinden olan en otoriter insan Albert Einstein'in Allah'a inandığını hatırlatabiliriz. Einstein, fizik ve evrene ilişkin olan ve insan hayat için büyük önemi haiz bilgilerin Alah'a inanmakla tezat oluşturduğunu düşünmemişti... iste onun bu husustaki ifadelerinden biri: "Her dinin özünde hiçbir zaman büsbütün anlaşılamayan, gerçekten var olan ve en yüiksek hikmet ve parıltılı bir güzellikle arz-ı endam eden bir irfan ve his vardir, Bizlerin zayif yetileri onu ancak en ilkel şekliyle kavrayabiliyor. Bu açıdan ben koyu bir dindarim. Hayatın sonsuzluguna iliskin gizem, varlıkların hayret verici yapılarına iliskin bilgi ve hisler ve ayrıca tabiatta kendini apaçık ortaya koyan aklın küçük bir kısmını anlamaya çalışmak için yapilan mütevazı girişimle tatmin oluyorum." Yani din, tarihin başlangıcına, ateizm de atom çağına mahsus seyler degil. Din ve ateizm, tüm devirlerde birbirine denk sekilde var olmuşlardı.