Vermek istediği mesaja değer verdiğim ancak anlatmam isteyeceğini hikaye örüntüsüne çok yapay ve zorlayıcı yerleştirmiş kitap. En fazla 50 sayfada anlatacağı “insanın kendime dönüşü” olarak nitelendirilen önerileri ve mesajı dolandıra dolandıra 340 sayfada anlatıyor. Kullanılan kelimeler seçilen tanımlar bana çok ama çok zorlama geldi. Kitabı bitirmek için BÜYÜK bir çaba sarfettim.
Verilen önerileri ve kitabın sayesinde varılabilecek farkındalıklara değer veriyorum. Ben de günlük hayatımda okuduklarım aklıma geldikçe belli uygulamalar yapmaya yöneldim ve memnunum bu nedenle kitaba puanım 6/10 . Ancak yazarın diyaloglardaki üslubu, anlatmak istediklerini kitabın ana karakteri Mina ve onun kurtarıcısı Ma’nın diyalogları üzerinden didaktik bir şekilde aktarmaya çalışması, konuşulanların çok tekrarı ve dönüp dolaşıp kendi oluşturdukları terminoloji üzerinden bu mevzuları konuşuyor olmaları beni çok ama çok rahatsız etti. Kitabın editörü kim ve neden bir şey söylememiş kimse yazara bu kitap yazılırken diye durup düşündüm okumaya ara verip.
Kitabı çok seven ve “başucu kitabı” olduğunu söyleyen kişilere de çok saygı duyuyorum. Bana göre bir kitap değil. Doğal bir anlatım, sade kelime kullanımı seviyorsanız bu kitaptaki zorlama terimler sizi de rahatsız edebilir.
Kitabı bitirdikten sonra aklımda kalanları, kitabın ana felsefesini ve altını çizdiklerimi yazıp kitap hakkında fikrimi soranlara direk bunları göndermeyi ve o kişileri bu 340 sayfalık okumadan kurtarmayı istiyorum.