...bilmem bilir misiniz, tavus nakışı gibi alımlı bir çiçektir poyraz çiçeği. Kaya çatlaklarından fışkırır, güneşin soğuk ışıklarını emer ve Kuzey rüzgarlarının hışmında büyür, ki zemheriye dayanan tek çiçek odur. Yanılmıyorsam ikiyüzü aşkın mevcudumuz var , yani ikiyüzü aşkın poyraz çiçeğimiz.
Şeriat der ki: " Seninki senin, benimki benim." Tarikat der ki: "Seninki senin, benimki de senin." Marifet der ki: " Ne benimki var ne seninki. " Hakikat der ki: " Ne sen varsın, Ne ben."
"Tanrım, uzun zamandir kapını çalmadım, biliyorum.
Açıkçası beni hâlâ dinler misin, emin değilim. Ama hâlimi görüyorsun. Bunalıyorum.Bana ya hakiki bir aşk ver -ver ki kurtulaym bu sıkıntıdan, sıkışmışlıktan -ya da beni öyle duyarsız yap ki hayatımda aşk olmayışını umursamayayım."
Durdu. Hafifçe yutkunup, kısık bir sesle ekledi: "Yalnz hangisini seçersen seç, lütfen elini çabuk tut. Biliyorsun, kırk yaşıma bastım, genç sayılmam, Bu benim son fırsatım."
"Ya aşkı öğret bana, ya da aşkın yokluğuna üzülmemeyi."
"On Yedinci Kural:
Esas kirlilik, dışta değil içte,
kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke nekadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir,
suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir."