Şişman ya da çirkin bile olsam kendimi sevmek ve varlığımı kabullenmek istiyorum. Fakat toplum bize birbirimizin kilosunu yargılamamız gerektiğini öğretiyor ve babam ile ablam ne zaman birkaç kilo kaybetsem beni överdi. Daha zayıfken daha sağlıklı göründüğümü ya da daha iyi hissettiğimi sanmıyorum ama özgüvenimin daha yüksek olduğunu biliyorum. 
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herkesin birden fazla yönü var ve mutluluk ile mutsuzluk aynı anda var olabiliyor, her şey göreceli. Dürüst olmak gerekirse, benden başka kimse bana tepeden bakmıyordu.
Onaylanma arzunuzu besleyen tam da bu davranış biçimi. Başkası tarafından etkilenmek istedikçe başkalarını da bir o kadar etkilemek istiyorsunuz ve karşınızdaki çabalarlarınıza ne kadar az tepki verirse bir o kadar daha çaba gösteriyorsunuz. Sonra da yoruluyorsunuz. Bu kendinize sınırlar koymanın bir başka yolu ve abartılı çabası. Sadece sizin tarafınızdan etkilenen kişilerin sizi sevdiği düşüncesi kendi başına aşırı bir tutum.
Kırılgan bir yönümü gösterirsem insanların bunu görüp bundan nefret edeceğini, sonra da beni terk edeceğini düşünüyorum hep. Fakat sevdiğim insanların hayatlarının pek çok önünü biliyorum kötü yanlarını, iyi yanlarını, hassas yanlarını… Kötü yönleri bile olsa o yönlere sahip olmalarını seviyorum çünkü bu, onları insan kılıyor. Fakat söz konusu kendim olunca en ufak kusurun insanların beni terk etmesine yol açacağını düşünüyorum.
Sevgilimin beni sevmediğini düşünürken buldum kendimi ama sonra sevginin farklı şekillerde var olabildiğini okudum bir yerde ve başkasının sevgisini kendi standartlarıma göre değerlendirmemem gerektiğini de. Bu da bana şunu düşündürdü: Doğru, onun da kendisine ait pek çok düşüncesi var, beni terk etmesinin başka bir sebebi de olabilir. Sonra da durum mantık çerçevesine sokmaya zorluyormuşum gibi hissedip kendimi durdurdum.