Örneğin, öğleden sonra saat dörtte gelirsen, saat üç sularında kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman aktıkça, mutluluğum da artar. Saat dört oldu mu, heyecanlanır, yerimde duramam; mutluluğun değerini anlarım! Ama her aklına estiğinde gelirsen, gönlümü saat kaçta hazırlayacağımı bilemem. Bir tören olmalı.
Buğday tarlaları bana hiçbir şey çağrıştırmaz. Ve bu da, çok acı! Ama senin saçların altın sarısı. Beni evcilleştirdiğinde, olağanüstü bir şey olacak. Bu altın rengi başaklar, bana seni hatırlatacak. Ve buğdaylardan gelen rüzgar hışırtısını seveceğim...