bibliyo.filiz.m

bibliyo.filiz.m

, bir kitap okudu
7/10
·136 syf.·
Beğendi
·
2024 23. kitabı
Virginia Woolf
8/10 · 48,3bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
“Hayal gücü bizi bildiklerimizden daha bilge, hissettiklerimizden daha iyi, olduğumuzdan daha soylu kılar; bize hayatı bir bütün olarak gösterir.” diyen Oscar Wilde’nin sözüyle selamlıyorum sizleri. Hayatını çocuk edebiyatına adayarak bu alanda nitelikli eserler kaleme alan Mavisel Yener’in sürprizlerle dolu, heyacanlı, maceralı ve çok eğlenceli kitabına, Sonsuzluk Kütüphanesi’ne, bir yolculuğa davet ediyorum. Yazar kitapta Pinokyo, Pippi Uzunçorap, Don Kişot, Deli Dumrul, Alice hatta Don Kişot’un atı Rosinante’nin bile olduğu birçok şenlikli ölümsüz kitap kahramanlarına yer vererek nice klasik yapıta da atıfta bulunuyor. Düşünsenize bütün sevdiğiniz o masal kahramanları müthiş bir fantastik kurguyla bir kitapta birleşiyor. Harika değil mi? “ Y, okuduğu kitapla düş dünyalarına dalmıştı yine. O sırada bilekliği titreşti. Son dakika haberlerini veren minik ekran yanıp söndü. Maskanunka volkanik dağı yeniden harekete geçmişti. Y, ürperdi. “Bu nasıl olabilir?” diye aklından geçirdi. Metalik ses yanıtladı: Karşılaştığın her şey sonsuzluğa açılan bir penceredir.” Haydi, o zaman hep birlikte Maskanunka Adası’na gidelim. Neden mi? Çünkü zümrüt rengi taştan yapılmış, masal şatosuna benzeyen Sonsuzluk Kütüphanesi, yerel dilde “Masal Kahramanları Adası” anlamına gelen Maskanunka’da yer alıyor. “Nunka” ada ; “Maska” ise masal ve kahraman sözcüklerinin ilk hecelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Ada, başkenti Zümrüt Şehir olan Oz Ülkesi’nin kuzeyindedir. Bu adaya yeşil renk hâkim ve her şey çok tuhaf! Zamandan zamana hoplayıp zıplamak mümkün. Başka bir tuhaflık ise ada halkının hissettikleri duyguya göre ten renkleri değişiyor: sevinip coştuklarında mavi, kızdıklarında gri, korktuklarında koyu kahverengi, umutlu olduklarında yeşil, gururlu duyduklarında turuncu,
Sonsuzluk KütüphanesiMavisel Yener · Tudem Yayınları · 2020157 okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2024 00:00
Kitabın alt başlığı beni kitabın içine sürüklemişti: Çağdaş Kadının Bağımsızlık Korkusu. Okurken kendimden ve çevremden çok şey buldum. “Bahar” dizisinde ailesi için kendini feda eden Bahar’ın feminist uyanışı geldi aklıma. Yazar da kendi uyanışına, sonrasında görüştüğü kadınların öykülerine ve kadınlar üzerine yapılmış araştırmalara yer vermiş kitapta. Hepimiz beyaz atlı prensini bekleyen genç kızlar olarak büyüdük, büyütüldük: “Erkekler doğdukları günden itibaren bağımsızlık için eğitilir; tam tersine kızlara ise bir çıkış yolları olduğu, bir gün bir şekilde kurtarılacakları öğretilir.” Günümüzde koşullar eskiye göre çok çok daha iyi bir durumda olsa da yine de çağdaş kadının geçmişten gelen ve bilinçdışımızın en derinlerine yerleştirilmiş “kurtarılma arzusunu” ortadan kaldıramıyor maalesef. Yüzlerce yılın tortusunu içimizde taşıyoruz. Yazar Colette Dowling, kitapta Sindirella Kompleksi’ni ve kitabın savını şöyle özetliyor: “Bu kitabın savı kişisel, ruhsal bağımlılığın (başkalarının bakımı ve gözetimi altında olmaya yönelik derin arzunun) bugünün kadınını engelleyen temel güç olduğudur. Kadını, aklını ve yaratıcılığını tam olarak kullanmaktan alıkoyan ve büyük ölçüde bastırılmış tutumlardan ve korkulardan oluşan bu olguya, Sindrella Kompleksi diyorum. Sindrella gibi, bugünün kadını da hâlâ dışarıdan bir şeylerin kendi yaşamlarını dönüştürmesini istiyor.” Sindirella Kompleksi’ni “çağdaş kadının bağımsızlık korkusu” diye ifade ediyor ve aşılmasının tek yolunun kadının kendi içsel özgürlüğünü kurmasıdır diyor. Uyanışını gerçekleştiren kadını ise şu şekilde tanımlıyor Dowling: “Öğrendiğim bir şey varsa o da, özgürlüğün ve bağımsızlığın, başkalarından (genelde toplumdan ya da erkeklerden) alınamayacağı, sadece, yoğun emekler sonucu içeriden geliştirilebileceğidir.
Sindrella KompleksiColette Dowling · Afrika Yayınları · 2020971 okunma
"İnan bana, Henri, şimdiki zamandan çaldığın her an, sonsuza dek kaybedilmiştir. Şimdiden başka bir zaman yoktur."
Puan vermedi·182 syf.··
2024 22. kitabı
İngiliz yazar Jeanette Winterson'dan özgün bir roman. Yazarın üslubunu sıradışı buldum. Akış ve bıraktığı edebi his güzel. Keyifli bir serüvendi. Napolyon'a hayran Fransız asker Henri ve Venedikli güzel Villanelle baş kişiler ve anlatıcılar. Romandaki karakterlerin ve bahsi geçen tarihi şahsiyetlerin - örneğin Napolyon Bonapart - tutkularını okuyoruz satırlarda. Olaylar 1800'lü yıllarda geçiyor. Roman Fransa'dan Rusya'ya oradan İtalya'ya, Venedik sokaklarına ve kanallarına uzanan bir gezinti de yaptırıyor okura. Kitabın arka kapak yazısı içeriği çok güzel ifade etmiş. Jeanette Winterson, deniz kıyılarından kanal kentlerine, karla kaplı dağlardan sıcak meydanlara uzanan bir masal anlatıyor: Sadakatin, aidiyetin, arayışın ve bulamayışın zorlu yollarından geçerek tutkuya dönüşen bir masal. Tutkunun yalnızca aşkta, aşkın ise yalnızca karşı cinste arandığı bir hikâyeyi reddederek çıplak gerçeği hayallerin büyülü dünyası üzerine kuruyor. Savaşın yıkıcılığı, düş kırıklığının sarsıcılığı, kavuşamamanın burukluğu farklı coğrafyalardan gelerek yolları kesişen ve hangi yöne giderse gitsinler daima kendilerine çıkanların keskin anlatısında hayat buluyor. Hayata karşı oynanan kumarda aldığımız riskleri incelikle süzüyor Winterson. Sonuçta 'Neyi tehlikeye attığın neye değer verdiğini gösterir.' Alıntılar "İnsan kalbini rehinciye bırakamıyor ki. Temiz bir beze sarıp, emaneten bırakıp, durumlar iyileşince geri alamıyorsunuz ki." "İçsel kentler haritalarda gözükmez." "Kalbime el koysunlar. Aşk neredeyse ben de orada olmak istiyorum. Tatlı sularda yolu kesilmiş bir somon balığı nasıl denizin yolunu bulursa, ben de öyle süreceğim aşkın izini." "Ona neden papaz olduğunu sorduğumda, insan çalışmak zorundaysa ,iş yerine uğramayan bir patrona sahip olmak en iyisidir demişti." "Ve
TutkuJeanette Winterson · Sel Yayıncılık · 2021478 okunma