Ayrıca umutsuzluk hissi sinsidir. Umutsuzluğun yarattığı ruh hâlinden kurtulmak isteyen kişinin, başka meşgaleler yaratmaya çalışırken kendini işkolik, alkolik ya da çapkın ilişkiler yaşar hâldr bulması da olasıdır.
Yani halk müziğine baktığımda da bunu açık seçik görüyorum. Evet,içlerinde neşeli olanlar da var ama ağırlıklı olarak türkülerimiz hüzünlü...Nereden geliyor bu acı?
Türkülerimiz kendisi olmayan, kendisiyle ilişki kuramayan, dolayısıyla diğerleriyle de düzgün bir ilişki içine giremeyen insanların öykülerini,duygularını anlatıyor.
Mesela hüzün, kendi başına müthiş bir deryadır. Hüzünlenmeyen insan gelişmemiş bir insandır. Kendinden kopukluğunun, içindeki öze olan özlemin farkında değildir.
Bu ülkede içindeki çocuk utanca boğulmuş ve bunalmış o kadar insan var ki! Ben onlara "yetişkin çocuklar" diyorum. İçi çocuk ama bedenen yetişkin...Bunlar kötü insanlar değiller ama her türlü kötülüğü de yapabilirler