Hamnet ölümün odada, kapının orada bir yerde, gölgelerin içinde durduğunu, onlara bakmadığını ama yine de izlediğini, hep izlediğini hissediyor. ölüm onları izliyor, zamanını bekliyor.
onsuz nasıl yaşar ki? yaşayamaz. kalbe ciğerler olmadan yaşamasını, ayı gökyüzünden koparıp alarak yıldızlara onun yerini almalarını söylemek, arpanın yağmursuz büyümesini beklemek gibi bir şey olur bu.
göz açıp kapayıncaya kadar yanından ayrılabileceklerini, elinden alınabileceklerini, şeytan arabasının tüyleri gibi senden kopup gidebileceklerini bir an olsun unutmamak.
verilen şey her an geri alınabilir. acımasızlık ve yıkım her köşe başında, sandıkların içinde, kapıların ardında seni bekliyor: bir hırsız ya da haydut gibi her an üstüne atlayabilirler. işin sırrı,tedbiri bir an olsun elinden bırakmamak. asla güvende olduğunu düşünmemek.