"Her birimiz öğleden sonra saat üç civarı süt içip bisküvi yedikten sonra, battaniyenin altına sokulup biraz kestirebilseydik şayet, kim bilir dünya ne kadar güzel bir yer olurdu. Ya da insanların eşyalarını her zaman aldıkları yere geri koymasını ve bir düzen oluşturmak zorunda kalmasını şart koşan bir yasa çıkarılsaydı..."
"Hayat kısa, sevin,
Kırmızılık dudaklarınızı henüz terk etmemişken,
Tutkunuzu henüz kaybetmemişken,
Yarınlar yokmuşçasına.
O gondola binin,
Kırmızılık yanaklarınızı henüz terk etmemişken,
Bir daha dönmemek üzere.
Gondol dalgaların üzerinde sürüklenmeden önce,
Omzunuzdaki el zayıf düşmeden önce,
Hiç kimse sizi görmeyecekmişçesine.
Ve yüreğinizdeki ateş
Sönüp de yitip gitmeden önce,
Sanki bugününüz son gününüzmüşçesine."
"Ahlakın altın kuralı şudur: Kendinize sorun; hak etmediğiniz halde çiçek almayı mı tercih edersiniz, yoksa buna layık olmanıza rağmen övülmemeyi mi?"
— Nassim Nicholas Taleb