Ne kadar kolay mekik dokuyordu ifrat ile tefrit arasında insanlar- ama bilhassa bu topraklardaki erkekler. Doğu diyarında erkek kalbi, tıpkı bir sarkaç ucundaki küre gibi bir uçtan bir uca savruluyordu. Abartılı hayranlık ile abartılı hor görme arasında gidip geliyordu; daha dün “tutku” olan duygular anında “nefret”e dönüşüyordu. Hep “taşkınlık” üzerine kuruluydu erkeklerin karşı cinsle münasebetleri. Deli divane aşırı aşık oluyor, aşırı arzuluyor, kendi istedikleri olmazsa bu sefer de aşırı tepki verip nefret ediyorlardı- hep ama hep aşırı.