Anladım güzelliğin gerçek hazinesi olarak çirkinliğin, bir ressama niçin güzellik hazinesini içinde saklayan bir nitelik gibi, güzelin içindeki tüm altınlarla dolu delik deşik dağlar, kırışıklardan, çizgiler ve gözlerden dışarıya doğru ışıldayan dağlar gibi göründüğünü.
Gözlerden yaşlar geliyor. Niçin? Eğildiği için mi? Vücut eğildiği sırada belki en derin acılarını da birlikte ayağa kaldırıyor, ama derindeki düşüncelerin altında kalmıyor.
Her ikisinin de yalnızlığa ihtiyacı var.
İlk kez bir sarsıntıyı yaşadıklarında ya da buna yeniden kapıldıklarında bize bunu üsteleye üsteleye anlatanlar acaba içlerinde bir şeylerin çöktüğünü mü söylemek istiyorlar?