Oysa fıtrata saygı, fıtratı yaratana saygıdır. Anne-baba olmak, çocuğuna verilmiş 'öze' saygı duymak ve ona sahip çıkmaktır. Aksi takdirde çocuk, anne-babanın nimeti değil, imtihanı olur. Birlikte geçirilebilecek mutlu zamanların yerini, pedagogların kapısında çare aranan iklimler alır.
"Çocuğumu ben terbiye ediyorum" diyen bir anne, evladının en ufak probleminde kendini suçlayacak, "neyi yanlış yaptım" vesvesesinin altında debelenip duracaktır. Ya da kibrine yenik düşüp suçu yavrusunda bulacak, kendi, 'Rablik' iddiasının yükünü onun minnacık omuzlarına yüklemiş olacaktır.