Bir gün şarkıların yerini şiirler alınca, sevgilim,
çayın yerini kahve,
kolyenin yerini fular alınca anlayacaksın
çok şey götürmüşüm senden.
Aynaya baktığında saçları iki gündür taranmamış bir kadın göreceksin;
belki de günlerdir tenine koku sürülmemiş bir kadın…
Ben vurdumduymazlığın dibine vuracak,
jilet gibi bir takım çekip saçlarımı jöleleyeceğim
ve tek kaşım kalkık, sağ tarafımla
kadınlara gülümseyeceğim.
Babam öyle yapardı.
Annem ağlar, babam bakardı.
Ben benzemeyecektim ona.
Bir gün annemden daha güzel kadınlar olduğunu anladım işte:
Süt benizli, şuh kahkahalı kadınlar…
Öpmek için sevdiğim kadınlar.
Ve öptüm.
Ve seviştim.
Beni seven kadınların saçlarında dalgalar söndü…
Yeşildi birinin gözü,
elaya döndü.
Nerede tanıştığımızı bile hatırlamıyorum, işin aslı.
Aklımda hep bir künye;
üzerindeki isim “E” ile başlıyordu zannımca.
Sonra öpüşmek,
sonra doymak ve kaçmak…