Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hermes, insanın hayret ve saygıyla karşılanmaya layık bir mucize olduğu sonucuna varır. Bu, rönesans humanizmasını ateşleyen bir görüştür. İnsan hayatının amacı, bizim insani tabiatımızın üstüne yükselerek tanrısal tabiatımızı uyandırmaktır. İnsan varlıkları Tanrıyı bilmek için eşsiz bir potansiyele sahiptir ve Tanrının en büyük arzusu bizim bu potansiyeli uygun şekilde kullanmanızdır.
O yüce anı tefekkür et,
Her cins kendisini diğerine akıttığında.
Biri kendini verirken, tutkuyla sarılır diğeri.
Tam o anda,
İki tabiatın birbirine karışmasından dolayı,
Kadın erkeğin gücünü kazanır,
Erkek de kadının yumuşaklığında rahatlar.
Böylece daha 15'inci yüzyılın sonunda Önasya'daki siyasal iktidar ilk ağızda üç etkin gücün yoğun baskısı altında kalıyor ve bu güçler şöyle sıralanıyordu:
İran'ın yaydığı şiilik.
Arap kültürünün tezahürü olan İslam taassubu.
Önasya'nın jeoticari gücünün ortaya çıkardığı gayrimüslim yerleşik ekonomik güç.
Tanrı için geçmiş, şimdi ve gelecek yoktur; sadece sonsuzluk vardır. Kendimizi zamanın aldatıcılığından kurtarmamız, Tanrı'yı deneyimlememizin daha başka bir yoludur.