Fatih

Fatih
Frangar, non flectar
İstanbul
96 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
bir bakireden doğma ve bakir bir yaşam, özellikle Yahudilikteki köklerini terk ederek kendi içine katacak, Yahudi olmayan kişiler arayışında büyütülen dogmatik bir Hıristiyanlık için gerekliydi. Bekarlık, tabii ki pagan dünyasındaki, başta Stoikler olmak üzere, birçok filozof tarafından benimsenen bir kavramdı. Pagan egemen bir dünyada kendine yer arayan ve kendi inananlarının da pagan filozoflar gibi ahlaki erdemlere sahip olabileceğini göstermek isteyen Hıristiyanlığın, sahip olduğu bekarlık anlayışının köklerini nereden aldığını anlamak pek de zor değildir. Hıristiyanlık, pagan dünyasındaki aradığı yere kesinlikle ulaşmıştı.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Alıntı
Engizisyon ve sivil otoriteler için bir kitap hazırladı. Bu tarihin en rezil kitaplarından biridir: Malleus Maleficarum (Cadıların Çekici), deliliğin en uç noktasındaki yüksek bir bilgeliğin en önemli örneğidir. 1486 yılında, yüksek eğitimli iki Alman Dominiken tarafından yazılmıştır. Bu rahiplere göre; şeytan bir kadındır ve kadını olan her şey kötüdür. ​Onlara göre; dünyadaki bütün şeytanlıkların kaynağının kadınlar olduğuna hiç şüphe yoktur. Kadınlar düzeltilemeyecek kadar bozuktur ve her an kötülük için hazırdırlar. Erkeklerden güçsüzdürler ve dolayısıyla yoldan çıkarılmaları kolay olduğu gibi, kendileri de yoldan çıkarırlar. Disiplinsizdirler ve onlara bakmak güzel olduğu için; insanın bakışlarına bulaşıp ruhunu zehirlerler. Bu iki azimli Engizisyon memuru, ‘cadılığın, kadınların doymak bilmez şehvetinden kaynaklandığı’ sonucuna varmıştır.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Alıntı
Yeni Ahit'teki her kelimenin tanrının kendisinden gelen iletiler olduğu fikrinin temelsizliğini akla getirir. Tarafsız bir gözlemciye göre Yeni Ahit, tanrı tarafından özenle düzenlenmiş ve insanların kurtuluşu için gerekli öğretilerin yer aldığı bir kitap gibi değil, tam tersine; dinsel baskıyı kendi çıkar ve amaçları doğrultusunda kontrol etmek isteyen bir grup insan tarafından özenle düzenlenmiş ve kabul ettirilmeye zorlanmış bir kitap gibi görülebilir.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Alıntı
Öncelikli ve önemli olan konu, haça germenin ancak siyasi olan suçlarda infaz edilen bir ceza olduğudur. İncil’e göre Pilate, İsa’yı kalabalığa teslim etti ve halk, onun dinsel uyuşmazlığı nedeniyle idam edilmesi gerektiğini haykırdı. Yahudilerin, bu tarz bir haddi aşmaya karşı verdikleri ceza, taşlanarak ölüm cezasıdır. Haça germe ise Romalıların halkı kışkırtan, isyana teşvik ederek düzeni bozan anarşistlere karşı uyguladıkları bir cezalandırmadır. Bu çelişki bile tek başına, İncillerin olayı doğru şekilde aktarmadığını göstermeye yetiyor. Acaba olayların temelindeki gerçekleri mi bizden saklamak istediler? Belki de yanlış insanları suçlamaya çalışıyorlardı.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Alıntı
Bektaşiliğin esası, tevella ve teberradır. Tevellâ demek, Hz. Muhammed ve Ali ile evlâtlarını sevmek; teberrâ da onları sevmeyenlere buğz ve adavet etmektir. Bu sebeple her Bektaşi, Muharrem’in on günü su içmemek orucu tutar. Et ve etli yemek yemez, yeni elbise giymez ve çamaşır değiştirmez. Eğlence yerlerine gitmez, seyahate çıkmaz ve hatta mektup bile yazmaz. Karısıyla buluşmaz, yıkanmaz, her sabah ve akşam yapılması lâzım olan ibadetlerini de yapmaz. Dâima Kerbela’nın ve Kerbela’da çekilen ızdırapların hatırasını yaşatarak teessür duyar ve ağlar."
Sayfa 237·Kitabı okudu
Alıntı