Büşra Nur Aksu, Şeker Portakalı'ı inceledi.
14 dk. · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

1968 yılında Brezilyalı yazar José Mauro De Vasconcelos tarafından yazılmış bir eser. Seri 3 kitaptan oluşuyor. ( Şeker Portakalı, Güneşi Uyandıralım ve Delifişek)
Baş karakterimiz beş yaşında ki Zeze. Ailesinin fakir oluşu ve kendisininde üstün hayalgücüyle oluşturduğu dünyasındaki yaşadıklarını konu alıyor. Kitap aslında bir bakıma yazarında hayatını konu edinmiş. Duygusallık yüklü yer yer ağlayacağımız bu kitapta çoğu zaman Zeze'yi haksız da bulsam en nihayetinde beş yaşında bir çocuk o ve yaşadıkları küçük bedeni için oldukça fazla. Ailesi dışındaki yaşamında kendisine farklı bir karakter yaratan Zeze çok zeki. Öğretmeni tarafından fazlaca seviliyor. En çok ihtiyacı olan şeyin sevgi olması bu durumda öğretmenine olan saygısını artırıyor. Babası için söyledikleri çok manidar "Evet yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek.. Ve bir gün büsbütün ölecek."
Belki bi' miktar klişe ancak her yaştan insanın her yaşında okuması gereken insanlık dersi barındıran önerdiğim bir kitaptır kendileri.

İlk baskısını Eylül 2015'te yapan bu kitap, Doğu Türkistan Uygur Türkleri'nin liderlerinden İlham Tohti'nin konuşmalarından, hükümet raporlarından ve yayınlanmış makalelerinden derlenmiş bir kitaptır. İlham Tohti, senelerdir verdiği siyasi ve sosyal mücadele sonucu, haksız ve uydurma sebeplerle, Çin devleti tarafından müebbet hapse mahkum edilmiştir ve halen de hapistedir. Bu kanunsuz cezadan sonra, Türkiye'nin de aralarında olduğu bir çok devlet Çin'i uyarmış, fakat ticari ve politik çıkarlar sebebiyle, Prof. İlham Tohti'nin yem olmasına göz yummuştur. Bu kitaptaki makalelerde ve söyleşilerde rahatlıkla göreceksiniz ki; Tohti, Çin'in birliğini savunan ve asla bölücü olmayan bir bilim insanıdır. Doğu Türkistan bölgesinin iktisadi, ekonomik ve eğitimsel olarak geri kalmış olmasının sebeplerini araştırmış ve bunlara yasal çerçevede çözümler getirmiştir. Sorunun en temel sebebini ise; yaklaşık 70 yıl önce Doğu Türkistan'a verilmiş olan özerkliğin, anayasada bulunmasına rağmen, işletilmiyor olması şeklinde açıklamıştır. Özerklik yasasının uygulanmaması ve ek olarak da yoğun bir Han Çinlisi göçü alan bölgenin etnik yapısının devlet eliyle değiştirilmesi, yerli Uygur halkı başka çareler aramaya sevk etmektedir. Tohti'nin savunmalarının tamamı da başka çarelere gerek duyulmadan, bölgenin ve bölge insanının Çin devletine güvenini tekrar kazanmasını sağlamaya çalışmaktan ibarettir. Bir etki-tepki örneği olarak, Uygur milliyetçisidir, fakat tamamen barışçıl yolları seçmiş bir insandır. Doğu Türkistan'daki olaylarda Çin'in sadece savunma yaptığını söyleyenlerin yada bu olayı Güneydoğu Anadolu'dakiler ile özdeşleştiren bilgisizlerin özellikle okumaları şarttır.

Srs Blck, Safir Mavi'yi inceledi.
44 dk. · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Gwendolyn ve Gideon yine zamanda yolculuk macelarına devam ediyor bu kitapta da.
İlk kitap çok güzel bir yerde kalmıştı ve seri okuyucuları için güzel bir sürpriz bırakılmıştı. Tahmin edilebilir bir sürpriz olsa da.
2. kitap da ilk kitap kadar güzel ve akıcıydı. Yazar artık kesinlikle favorilerim arasında. Daha fazla kendinizi zaman yolculuklarının içinde buluyorsunuz ve artık işin içine aşk da girmiş bulunmakta.
Karakterlerin yaşı itibari ile zaman zaman çocuksulukla da karşılaşıyoruz ama Gwen'in hareketleri konuşmaları çok sempatik bana göre. Kitaba ayrı bir tat katmış.
2. kitapta ilk kitap gibi Lucy ve Paul ile ilgili bir bölümde bitti ve hemen 3 ü oku dedirtiyor.
Her yaştan herkese hitap eden bir kitaptı yine. Zaman yolculukları ile ilgili maceraya atılmak istiyorsanız okuyun derim : )

Pelin Sueda, Agapi'yi inceledi.
50 dk. · Kitabı okudu · 4 günde · 6/10 puan

En sevdiğim yazarlardan olan Sarah Jio'nun bir kitabına daha veda ettim.Agapi,yazarın okuduğum sekizinci kitabı oldu.Bu kitaptan önce Yeşil Deniz Kabuğu'nu okumuştum ve beklentilerimi karşılamamıştı.Bu kitabı Jio yazmış olamaz diye düşünceler geçirdim aklımdan.Uzun bir süre Jio'ya ara vermeyi düşündüm.

Agapi'nin konusu çok ilgimi çekti ve bu yüzden şansımı bir daha denemeye karar verdim ama nafile.Yeşil Deniz Kabuğu neyse Agapi de oydu aslında.Yayınevi değişikliği Jio'yu cidden kötü etkilemiş. :( Belki de Jio okumaya Arkadya kitaplarıyla başladığım için çıtayı çok yüksek tutmuştum.

Jio aslında konuyu iyi seçmiş,zaten ilk başta konu ilgimi çekmişti.Ama işlenişini pek beğenmedim,okurların yorumlarını da okuduğumda Agapi'nin diğer Jio kitaplarına nazaran daha sönük kaldığından bahsediyorlardı.Ben de katılıyorum okurlara.Kitabın başları gayet keyifli ilerlerken ortalarında sıkmaya başladı.Jio'nun her kitabına sakladığı minik sırlar olur,bilirsiniz.Ben bu sırları öğrenebilmek için kitabı bir solukta okumaya gayret ederken Agapi de hiç öyle bir heyecan,merak,heves yaşamadım.Tahmin edilebilir bir olay örgüsü vardı.Akıcılık konusu ise beni iyice sarstı.Sarah'nın o akıp giden duru satırlarını çok aradım Agapi'de.

Pena Yayınları ve Sarah hem Yeşil Deniz Kabuğu ile hem de Agapi ile beni hayal kırıklığına uğrattılar.Böyle düşünmeyi hiç istemezdim ama sıradaki Jio kitabım olan Kelebek Adası için hiç umutlu değilim.Nerede o Sarah'nın eski öyküleri düşüncesi aklımdan çıkmazsa korkarım bu umutsuzluk hissi devam edecek.6 puanı konusu,yazarı ve sonu için verdim,o kadar.

Konusu ilginizi çektiyse Agapi'yi listenize ekleyebilirsiniz ama beni hiç tatmin etmedi.Umarım Kelebek Adası bana hayal kırıklığımı unutturur.Hayırlı Ramazanlar ve bol okumalı günler.Allah oruçlarınızı kabul etsin.Bir dahaki kitabıma kadar görüşmek üzere. :)

Ebru, Ah'lar Ağacı'ı inceledi.
55 dk.

Keşke daha erken olsaymış ama Kafkaokur sayesinde tanıştım Didem Madak'la. Henüz yaşlanmadan gözlerini kapatmış hayata. Her yaşam günü geldiğinde sonlanır, her sonlanan yaşam üzer. Ancak şairlerin ölümü sadece üzmez bir o kadar da hüzünlüdür, bir de bu kadar erken olunca.

İki harfle ne çok şey anlatabiliyor insan.
"Bir zamanlar meydan okumak isterdim.
Kaç meydanını okudum da bu hayatın
Yalnızca iki harf öğrendim:
A
H! "

Ah...ünl. 1- Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme gibi duygular anlatır.
TDK Türkçe Sözlük

Bazı kitaplar keşke hiç bitmese. Şiirlerin sonu gelmesin diye kaç defa başa sardım okurken bilmiyorum. Tüm satırların altı çizilesi, ne dense eksik kalır bu şiirler hakkında. Okunmalı, okutulmalı.

Beyzanur Parlak, Bana Allah Yeter'i inceledi.
57 dk. · Kitabı okudu · 11 günde · 3/10 puan

Büyük umutlarla başlamıştım. Yazar hakkında hiçbir fikrim de yoktu. Kitapta Kuran'dan ve hadislerden alıntılar yapılmış tek artısı buydu. Onun dışında doğruluğu tartışmalı(!) ve romantik İslamcıların seveceği tarzda hikayeler anlatılmıştı. Benim için ayetler ve hadisler dışında boş bir kitaptı. Yazarın narsistliği de dikkatimden kaçmadı değil.

Kitabı bitirmem uzun sürdü başka kitaplarda okuyordum ama son 2 günde sadece bu kitaba ağırlık verip bitirdim. Ağırlık vermemin sebebi kesinlikle çok heyecanlı bir hal alması oldu. Katil en baştan biliniyor ama tam manyakla karşı karşıyayız. Olaylar git gide değişik bir durumda ilerledi. Bazı karakterlerin ölmesine çok üzüldüm. Sanki o karakter hayatımda olan biriydi . Genel olarak kitap çok sürükleyici ve merak uyandıran. Bence polisiyede de çok başarılı King. Dizisi de var. Kesinlikle onuda hemen izleyeceğim.

Black Garden, Biraderim Aleksey'in Köylü Ütopyası Ülkesine Seyahati'yi inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Çayanov'a göre; Bolşevik tarım tasarısı Rusya'nın tarım geleceğinin katlidir, kendi geliştirdiği tasarılar vardır ki bunları haklı çıkarma için bir tarım ütopyasına ihtiyacı vardır, bu doğrultuda roman kahramanımız Birader Aleksey Kremnev, bir sabah gözlerini 1984 senesinin Rusya'sında açar, sonrasını buraya yazamayacağım fakat buralarda duyulan siyasi ve sosyolojik analizler nereden bakarsanız kulağa doğru geliyor...

Senenin 1984 olması hemen akıllara George Orwell'ı getirse de Orwell kendi 1984 romanını 1948 senesinde yazmıştır, senelerin aynı olmasının tesadüf olması mümkünse de bizim kitap editörümüz Ömer Türkeş'e göre Orwell, Stalin muhalifleriyle zaten iletişim halindeydi ve 1939 senesinde kurşuna dizilerek öldürülen Çayanov'a bir saygı ve selam manasında romanına 1984 senesini eklemiştir...

Sonra efendim, romandaki olaylar tam rayına oturmuşken, sular durulmuşken yani bu hikaye de burada bitiyor derken yazar Kremnev'in yeni bir maceraya atılmak üzere yola çıktığını söyler ve de 'birinci kısmın sonu' diyerek kitabı bitiriverir. Romanın Fransızca çevirmeni Michel Niqueux'nun dediğine bakılırsa Çayanov bu romanın ikinci bölümünü hiç yayınlatamadı veya bunu hiç yazmadı...

Roman hakkında söylenecek çok şey var, okuyunuz derim, tavsiye olunur...

zafer çalar, Yalnızlığın Başkenti'yi inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · Puan vermedi

Biraz kurgu biraz gerçek Cemo'nun hayat hikayesi kolaylıkla okunan,sürükleyici bir eser yazarim diğer eserini okuyanlar yorumlarını paylaşırsa sevinirim...

ORHAN ULUDAĞ, Martı Jonathan Livingston'u inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Gözlerinle gördüğüne inanma,
gördüklerin yalnızca sınırlı olandır.
Sezginle bak.
Öğrendiklerinin bilincine varmaya çalış. Böylece uçuşun yolunu da öğreneceksin.

Mustafa Can, Korkma Kalbim'i inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kalbin seninde korkuyor degil mi ? Asik olmaktan, yagmursuz havada ıslanmak, red edilmek. Sen severken onun seni sevebilme ihtimalin düsünmeyi anlatiyor kitap severek okuyacaginizden eminim aslinda elmayi biz seviyoruz diye onun bizi sevmesi lazim mi ? Sorusunun cevabini ariyorsaniz işte bu kitap bu sorularin cevabi olmak icin sizi bekliyor :)

Su Ay, Yitik Cennet'i inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

"Işığın değerini bilmek için karanlıkların mahpusu olmak gerekir" İnsan da varoluşun değerini bilmesi için dünya karanlığına gönderilmiş. Adı imtihan... Ödülü Allah.