Mutluluk diye bir kavram.
Ekseriyat hayatta, aldıkları karar sonrasında ve genel olarak mutlu olmayı ister. Kim mutlu olmak ister? İstisna birkaç kişi hariç herkes el kaldırır. Hayır, hayır.. Mutlu olmak istiyorum, diyenler inandırıcı, samimi değiller. Zira mutluluk tebdili kıyafet eder de gelir, karşımıza çıkar.. Gözümüzün içine içine bakar. Lakin oralı olmayız, kör sağır kalırız. Hatta uzaklaşırız. Ayıkmayız, günlük koşuşturmanın hızı gürültüsü, görüntüleri içinde onu tanımayız. Es geçer, eser gideriz. Alnında mutluluk yazmaz ya bunun. Yakasına kırmızı bir karanfil mi takmalıydı ayırt edilmek için. Varlığı idrak edilmeyince, kabul görmeyince, hoş karşılanmayınca, yüzüne tebessüm edilmeyince değer geçer gider umutsuzca mutluluk da. Öyle ya mutluluk hakedilir, layıkıyladır mutluluk da. Lakaytlığı sevmez. Saygı gördüğüne sevgi sunar mutluluk.
Sahi siz mutluluğu nasıl bilirdiniz?.
İyi bilirdik, dediler mutsuzlar.