FAİTH DEEP

FAİTH DEEP
Sahafda kitap kokuları ve aktarda baharat kokuları arasında beyaz mavi gömleği vişne lekeli, bir devleşen bir cüceleşen derviş müsveddesi insan.
Burası öyle huzurlu ki.. Dünyadaki son insanlar bizmişiz gibi.
Alıntı
Reklam
Kitapları kapatalım. Alıntıları bir tarafa bırakalım. Öyle ya her kitab kendi yazarının iç sesi veyahut çilesinin aksettirilmesidir. Şimdi sizin kendi içinizin, derinliğinizin, denizinizin izini yansıtan, sizin iç yaratımınız cümleniz nedir? Kendi saf cümlemizi söyleyebiliyor muyuz.. İnsanın kendi özgün cümlesini sarfedebilmesi kolay bir dil olayından ibaret değildir. Harflerden, kelimelerden de öncesi dem vakti vardır cümlelerin.. Kimyası simyası vardır.. Süreçtir. Elekten geçirilişi vardır. Cümle sarf etmek cümleyi israf etmemektir.
Güzel olan veyahut sevdğimiz birşeyin, birkişi nin aslını hep ve herdaim başka şeylere benzetişlerimiz vardır. O güzelliği, sevgiyi pekiştirmek, artılamak, kıymetini arttırarak ziyade ve ziyalı kılmaktır maksadımız. Mesela bir kediyi kuzum diye, bir kuzuyu pamuğum diye sevişlerimiz vardır..
Başarısızlık bir sorun değildir. (Birileri için) asıl sorun fazla başarılı olmaktır. İşte o birileri sorunun bizzat kendisidir.
Kasımpatı esintisi
Daha yaz gelmedi. Burnuma güzün kokusu geliyor. Yalın çıplak sert kırılgan ve soğuk.
Reklam