"Çocuk, göklerden gelip aramıza, bu 'cehenneme' düşendir. Büyük olmayandır, yalanla ve dünyayla kirlenmemiş olandır. Şaşırandır, saf olandır, yamulmamış, içine dünyanın halleri kaçmamış, *henüz bizim eğri cetvellerimizle biçilmemiş olandır* . Kendi gerçekliğiyle uyum içinde olan bize biraz da 'acıyarak ' bakandır, görendir."
Böyle diyordu çocukların Mevlânası; Mevlâna İdris..
(Belkide içimizdeki çocuğu büyütmek istemeyişimiz o masum saf gerçekliği bir daha yakalamayacak oluşumuzun bilincindendi.) Öyle ya tüm yetişkinlikler çocukluk temeli üzerine inşa edilirdi.