Cömert armağanlar. Görebiliyor musun beni şimdi? Beni kâbus fabrikasının battaniyesine sarınmış insanlar biçimlendirdi. Yokluklarıyla biçimlendirdiler beni. Ama artık biçim veren benim. Ben, bıçakçı. Hikâyeyi ben yazıyorum. Kendi hikâyemi.
Deli değilim ben. İçinizden biriyim.
Bir sonraki adımında geleceğini biliyorum, diye düşündü ama dayanamıyorum. Soluk alıp vermek bile ihanetti. Ağlıyor olmayışına ne kadar şaştığını hatırladı. Gözyaşlarım bile terk etti beni, diye düşündü, sonra kendini tutmaya çalıştı. Bu bir kitap değil. Bu gerçek.
Ceset yaklaştıkça grup sessizleşmişti. Vincin uğultusu dışında tek ses, polis fotografçısının flashından gelmekteydi.Sahnelere layık bir gösteri. İstedigi bu zaten diye düşündü Jeppe. Bir performans, bir yerleştirme bu! Bizim şerefimize
Oysa burada çekilen acıları maskelemek için duvarlara türlü posterler de asmışlardı. Tüm umutların tükendiği yerlerde insanlar en mutlu renkleri kullanırdı.