İçsel gücümüzün sesinden ancak dış dünya ile bir buluşma gerçekleştiğinde emin oluyoruz. Bazen arzuladığımız bir şey pat diye önümüzde beliriyor, mutlu oluyor, kendimizi övüyoruz.Ancak basit bir çatışma belirdiğinde bu kez tüm dünyanın karşımıza geçtiğine ve olanca gücüyle bize saldırdığı
fikrine kapılıyoruz.O zaman da suçu ya kadere atıyoruz ya da karşılaştığımız insanlara...
Hep bir yola çıkıyoruz, planlar, programlar yapıyoruz. Evdeki hesap çarşıya
uymadığında başkalarına kızıyoruz, bazen kapıları kapatıyor, kendimizi
hapsediyoruz, önümüzdeki duvarı hissediyor ama bir türlü onu yıkamıyoruz.
...
Yola çıkarken
fark etmiyoruz bile, kimdir yanımıza aldığımız?