Bütün dikkatim parmak uçlarımdaydı. Sardığım tütün değildi, kâğıt da değildi. Kendimi, kendimle sarıyor, sarmalıyordum.
Garip bir hafiflik gelmişti üstüme. Hem içimdeydi hem de ben onun içindeydim. Bıraktım kendimi,dibe indim.
Benim mutluluklarım hep yarım yamalak, neden mi? Çünkü yüreğimi yoran en ağır şeyleri yaşıyorum her defasında; olur gibi olup sonra olmayan şeyler, bir anda güzel şeylerden zerreciğin bile kalmayışı.... Anladim ki benim kalbim hiç büyümemiş hep çocuk kalmış ki herkesi güvenilir zannediyorum. Sevilecegime inaniyorum her defasında bir çocuk masumluğunda. Yazık değil mi şimdi bana da?