Bazı ruhlar evvelden aşinadır birbirine...
--------------
Kişisel bir direniştir özlemek...
--------------
NAMÜTENAHİ *ZAMANSIZ*
----—————
Önemli olan güzeli sevmek değil, güzel sevmek…
- - - - - - - - - -
İyilik iyidir :)
Kıta başındakiler yine hayli para vurmuşlardı. Ona da bir pay vermek istiyorlardı. Onun için ise ya şerefle gelecek zamanlara doğru gitmek, yahut o yaşta lekelenmek vardı. Menfaat karşısında küçülenlerden, büyük yetişmez. Doyum payı alıp almamaktan kararsız bir arkadaşına sordu:
- Bugünün adamı mı olmak istiyorsun, yoksa yarının mı?
- Elbette yarının.
- Öyle ise elbette pay alamazsın.
Mustafa Kemal'e göre de her şey hürriyete kavuşmaya bağlı idi. Askerlik görevini yapmakla beraber bir yandan da siyasî çalışmalara ve telkinlere başlamıştır.
Derinlere inmek, kontrolün kaybedilmesini de beraberinde getirir, zamanın ve mekânın daimi denetiminden vazgeçerek, kişinin kendinin veya bir başkasının içine yahut hayatın pek çok çatlak ve yarıklarından birine bodoslama dalmayı gerektirir.
Eskiden, hayatta olmanın en derin hissine ormanda ulaşacağıma, uzun çam ağaçlarının arasında dolaşırken, bir kütüğün üzerinde tek başıma oturup güneşe bakarken ya da kıyıdaki kayalıklardan denizi seyrederken onu yakalayacağıma inanırdım; tam anlamıyla uyanabilmek için sessiz unsurların arasında olmam gerektiğini zannederdim. Ama sonra her şeyin zaten burada, etrafımdaki detaylarda olduğunu keşfettim, mesele sadece onları fark etmekti; kendimi unutup dikkatimi dışarıya, yani gerçekten dışarıya çevirebilmekti. İşte hayatta olmanın en derin hissi burada yatıyor, bir başkasına dikkatlice bakmakta.