Şimdi geriye bakıp da düşününce anlıyorum ki insanın ismi kendisine öylesine verilen bir şey değilmiş. İsmi ile yaşıyormuş insan ve ismi onun hayatına şekil veriyormuş. Yıllar sonra anlıyorum ki yansımanın çok ötesinde, isim demek kimlik demekmiş.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yeni bir dünyanın kurulması ve yeni bir insanın doğması günü gelip çatmıştır. Diriliş İnsanı’nın. Geleceğe yönelik, geçmişi değerlendiren, radikal bir özdeğişime kendini adamış, şartların realist baskısını göz önünde tutan, yeni bir fedakarlık ahlakı, derin bir fizikötesi anlayışı, yeni bir “uygarlık ülküsü” insanının günü geldi. Ölümden, ruhun ölümünden, ruhun dirilişine çıkacak Diriliş insanının günü.
Diriliş insanı, gelecek zamanı, en az şimdiki kadar gerçek kabul eder. O, ufukların adamıdır. Somut ve mutlak bir gelecek zaman, şimdiki zamanı içten öz ve anlama kavuşturur onun için hep. Zihnin zamanı bölmesini yaşantıya uygulamaz. Bu dünyayı yaşarken öteki dünyayı da yaşar.