Sıradan genç bir adamın sıradan bir gün geçirmeye çalışırken hiç beklemediği bir şekilde ve zamanda hapse düşmesi ile başlayan bir hikaye. Genç adam bir taraftan hapisten kurtulmaya çalışırken diğer taraftan hiç ait olmadığı bir çevrede içgüdüleri ile hayatta kalmaya çalışır. Ama zaman ilerledikçe aslında kendi hayatı hakkında da pek fazla bir şeyi bilmediğini farkeder. Bir noktadan sonra hapisten çıkmanın veya kalmanın artık pek önemi olmadığı noktaya gelir. Öncelikle kitabın muhteşem durulukta ve akıcılıkta bir tarzı var. Hayata dair en basit gerçekleri nasıl gözden kaçırdığımızı yazar o kadar basit ve yoğun edebi kaygılara düşmeden anlatıyor ki şaşırmamak elde değil. Ayrıca adalet sisteminin çarpıklığına dair bu kadar gerçek bir örnek şu ana kadar ne okudum ne de izledim. Bu tarzı sevenler için harika bir hikaye