Mende Mecnûn'dan füzûn âşıklık istidâdı var.
Aşık-ı sadık menem, mecnunun ancak adı var. - Fuzuli

Bende mecnun’da olduğundan daha fazla aşıklık kabiliyeti var. 
gerçek aşık benim, mecnun'un yalnızca adı var.

Vahdet, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okuyor

Öyle sermestem ki İdrâk etmezem dünya nedir 

Ben kimim, saki olan kimdir, mey ü sahbâ nedir

Fuzuli

Aşk ile öyle sarhoş olmuşum ki artık bilmiyorum

 dünya nedir? Ve bilmiyorum, ben kimim; bana 

bu içkiyi sunan da kim; içki ve kadeh nedir?!..

Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender Pala (Sayfa 89)Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender Pala (Sayfa 89)

Fuzuli
Şeb-i hicran yanar cânım, döker kan çeşm-i giryânım
Uyadır halkı efgânım, gara bahtım uyanmaz mı?

(Ayrılık gecesinde canım yanar, ağlayan gözüm kanlı yaş döker.
İniltilerim halkı uyandırır, kara talihim uyanmaz mı?)

Mey biter saki kalır
Her renk solar haki kalır
İlim insanın cahilliğini alsa da,
Hamurunda varsa eşeklik, baki kalır.
FUZULİ

Fuzuli
Gâmım pinhan dutardım ben, dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı?

(Sıkıntımı gizli tutardım ben, yâre açıkla dediler
Bilmiyorum, söylesem, o vefasız inanır mı inanmaz mı?)

Mey biter saki kalır, her renk solar haki kalır, diploma insanın cehlini alsada; hamurunda varsa eşeklik, baki kalır.. – Fuzuli

Fuzuli
Kamu bîmârına cânân, deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman, beni bîmarı sanmaz mı?

(Sevgili bütün aşk hastalarının derdine deva ihsan eder
Bana niçin çare bulmuyor, yoksa beni hasta sanmaz mı?)

Mende Mecnun’dan füzun aşıklık istidadı var
Aşık-i sadık menem Mecnun’un ancak adı var
Fuzuli

O.Ö, bir alıntı ekledi.
10 Ara 22:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

SULTAN ABDÜLHAMİD HAN'IN RUHANİYETİNDEN İSTİMDAT / Rıza Tevfik
Nerdesin şevketlim, sultan hamid han?
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankör milletin bak günâhına.

Tahkire yeltenen tac-ü tahtını,
Denedi bu millet kara bahtını;
Sınad-ı sillenin nerm ve sahtını,
Rahmet et sultanım suz-i âhına.

Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca sultan;
Bizdik utanmadan iftira atan,
Asrın en siyâsî padişâhına.

"Pâdişah hem zâlim, hem deli' dedik,
İhtilâle kıyam etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz 'belî' dedik;
Çalıştık fitnenin intibahına.

Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz.
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegâhına.

Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fena,
Bir sürü türedi, girdi meydana.
Nerden çıktı bunca veled-i zinâ?
Yuh olsun bunların ham ervâhına!

Bunlar halkı didik didik ettiler,
Katliâma kadar sürüp gittiler.
Saçak öpmeyenler, secde ettiler.
Bir asi zabitin pis külâhına.

Bugün varsa yoksa ..............,
Şöhretinde herkes fuzuli dellal;
Âlem-i mânâ'dan bak da ibret al,
Uğursuz taliin şu gümrâhına.

Haddi yok, açlıkla derde girenin,
Sehpâ-yı kazâya boyun verenin.
Lânetle anılan cebâbirenin
Bu, rahmet okuttu en küstâhına.

Çok kişiye şimdi vatan mezardır,
Herkesin belâdan nasîbi vardır,
Selâmetle eren pek bahtiyardır,
Bu şeb-i yeldânın şen sabahına.

Milliyet dâvâsı fıska büründü,
Ridâ-yı diyânet yerde süründü,
Türkün ruhu zorla âsi göründü,
Hem peygamberine, hem Allâh'ına.

Sen hafiyelerle dem sürdün ancak,
Bunlar her tarafa kurdu salıncak;
Eli,yüzü kanlı bir sürü alçak,
Kemend attı dehrin mihr-u mahına.

Bu itler nedense bana salmadı,
Bahalıydı başım kimse almadı,
Seyrandan başkaca iş de kalmadı;
Gurbet ellerinin bu seyyahına.

Hoş oldu cilvesi Cumhuriyetin,
Tadı kalmamıştı Meşrutiyetin,
Deccal'a dil çalan böyle milletin,
Bundan başka çare yok ıslahına.

Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin
Âhiretten bile himmet eylersin,
Çok çekti şu millet murada ersin
Şefâat kıl şâhım mededhâhına.

2. Abdülhamid`in İslam Birliği Siyaseti, İhsan Süreyya Sırma2. Abdülhamid`in İslam Birliği Siyaseti, İhsan Süreyya Sırma