Geçmiş öyle tatlı, öyle hüzünlüydü ki onun bir satırını bile okumak cesaretimi kırıp enerjimi tüketecekti. Gelecekse korkunç bir boşluktan ibaretti. Dünyanın fırtınadan sonraki hali gibiydi.
Önsezi ilginç bir şey! Duygudaşlık ve işaretler de öyle. Üçü bir araya geldiğindeyse insanlığın henüz şifresini çözemediği bir gizem ortaya çıkıyor. Ben hayatımda önsezilerle hiç dalga geçmedim, çünkü benim de tuhaf önsezilerim olmuştur. Duygudaşlığın gücüne inanıyorum (örneğin, artık yabancılaşmış, uzun süre uzak kalmış olmalarına rağmen her birinin kendi kökeninde yatan kaynağın birliğini savunan akrabalar). Bu duygular ölümcül anlayışı bozarlar. İşaretlerse bildiğimiz kadarıyla doğanın insanla duygudaşlığından başka bir şey değildir.