Ayrılık, yalnız küçük kafalarda, bayağı ruhlarda duyguları köreltir, ruhun çizgilerini siler, sevilen insanın güzelliğini azaltır. Ateşli hayal güçlerinde heyecanın etkisiyle damarlarındaki kan yepyeni bir kızıl renk ve aşkları değişmez bir şekil alan vefalı kimselerde, ayrılık, ilk hıristiyanların imanlarını kuvvetlendiren ve onları Tanrı’ya ulaştıran işkenceler gibi değil midir?
- " (...) İnsan Tanrı'ya mucizelerinden ötürü ihtiyaç duyar, mantık yasalarına uysun diye değil.
Rutini, kaçınılmaz olanı, önceden belli olanı koruma ve sağlamlaştırma kabiliyeti için değil..."