Hislerimizin varlığı mı, ağırlığı mı bilmiyorum. Bazen elimizden avucumuzdan taşacak gibi, bazen dokunsalar ağlayacak gibi..
Hisler ruhla mı var olur yoksa bedenle mi anlayamıyorum. Acıtan yahut bu denli mutlu eden şeyleri sanki etimizde kemiğimizde yaşıyormuşuz gibi..
Hem bu denli yok olan hem de bu denli var olabilen duyguların adeta bedenimizle bütünleşip bazen inkar edilemez bir acıya yahut huzura, umuda yahut kahkahaya dönüşmesi gibi..
Bazen hislerle var olup yok olmak gibi bilinmez bir iklimin içindeyiz..
İçimizden hislerimiz çıktığında ruhun da bedenin de bir önemi kalmayacakmış gibi..