Bütün organlarımı bağışladığım için büyük ihtimalle öldüğümde beni size poşetle vericekler.
O yüzden fazla kurcalamayın.
Cesedimi o poşetle toprağa gömüp o topraga bir ağaç dikilmesini istiyorum. Mezar taşı isim falan istemiyorum.
Ne cenazemde ne de sonrasında 3'üydü, 7'siydi, 40'ydı gibi bahanelerle yemek vermeyin. Yok şunu severdi, yok canı için yiyelim gibi saçmalıklarla karnınızı şişirmeye bahane aramayın. Siz etli pide yiyin diye ölmedim ben. Benim canım için yediğimiz her lokma boğazınızda kalır bilesiniz.
Öyle mevlit falan bahanesiyle hatim indirmeye, arkamdan iyiliğim için dua etmeye falan kalkmayın. Yaşarken yapmadığınız iyiliği ölünce yapmaya kalkmayın. Yemem.
İlla birilerine yemek vermek isterseniz sokak hayvanlarına verin.
Benim malım kıymetlidir. Hiç bir eşyamı tanıdığı vermeyin. Giysilerimin aş evine veya sosyal hizmetlere verin. Diğer eşyalarımı atın yada yakın. Benden geriye hiç bir şey kalmasın. Beni tanıyanlar iyi bilir ki biraz açık sözlüyümdür.
O yüzden gönlüm ister ki hepinizden önce öliyim. Sonraya kalıp kimsenin ölüsüyle falan uğraşamam.
Arkamdan istediğiniz kadar atıp tutabilirsiniz artık. Rahat olun sizinle mi uğraşıcam. Ne güzel ölmüşüm.
Ve...evet. Hayvanları insanlardan daha çok seviyorum.