Giriş Yap
Kaan Ö.
@gavroche
29 kütüphaneci puanı
116 okur puanı
12 Mar 2013 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Kaan Ö. tekrar paylaştı.
3. Geleneksel Yaşar Kemal Kampı
Yeniden Merhaba Sevgili Don Kişot Kampçıları Don Kişot Kampçıları iftiharla sunar.😊 Yaşar Kemal Vakfı desteğiyle bir Yaşar Kemal Kampı yapmanın daha keyfi ve heyecanı içindeyiz. Zor zamanlardan geçtiğimiz bu günlerde bizi hayata bir parça bağlayan edebiyatın ve elbette Yaşar Kemal'in birleştirici gücüne inanıyoruz. Kamplarımıza desteğini ve katkısını her zaman sunan Yaşar Kemal'in Sevgili eşi Ayşe Semiha Baban'ı da bu etkinliğimizde ağırlayacak olmanın da heyecanı içindeyiz. Ve başka özel konuklarımız da olacak. Sizleri de bu etkinliğimizin bir parçası olmaya davet ediyoruz. Unutmayın kontenjanımız maalesef sınırlı. Yaşar Kemal'in büyülü dünyasında görüşmek üzere... İnstagram adresimizden bilgi alabilirsiniz. Don Kişot Kampçıları iftiharla sunar.😊 1000kitap.com/yasarkemalvakfi desteğiyle bir Yaşar Kemal Kampı yapmanın daha keyfi ve heyecanı içindeyiz. Zor zamanlardan geçtiğimiz bu günlerde bizi hayata bir parça bağlayan edebiyatın ve elbette Yaşar Kemal'in birleştirici gücüne inanıyoruz. Kamplarımıza desteğini ve katkısını her zaman sunan Sevgili 1000kitap.com/asbaban_ 'ı bu etkinliğimizde ağırlayacak olmanın da heyecanı içindeyiz. Sizleri de bu etkinliğimizin bir parçası olmaya davet ediyoruz. Unutmayın kontenjanımız maalesef sınırlı. Yaşar Kemal'in büyülü dünyasında görüşmek üzere... instagram.com/donkisotkampcilari?... #yaşarkemal#yaşarkemalkampi
·
Reklam
Bilgiçlikten ve bilimsel jargondan tiksinirim. Cahiers du Cinéma'daki bazı yazıları okurken kahkahalarla güldüğüm çok olmuştur. Bir gün fahri başkanı olduğum Meksiko City'deki Centro de Capacitacion Cinematografica adlı yüksek sinema okuluna davet edilmiştim. Beni üç dört profesörle tanıştırdılar. Aralarında kılık kıyafeti yerinde, efendi, mahcubiyetinden kızaran genç bir adam vardı. Branşının ne olduğunu sordum. Şöyle yanıtladı: "Klonik göstergebilimi." Onu oracıkta öldürebilirdim. Paris'e özgü tipik bir tavır olan bilimsel jargon, az gelişmiş ülkelerde üzücü boyutlara ulaşmaktadır. Bu, kültürel sömürgeciliğin çok açık bir örneğidir.
Son Nefesim, Luis BunuelSayfa 279 - Afa Yayınları
·
Ölüm
Bir üzüntüm var: Neler olup bittiğini artık bilememek! Sürekli değişen bir dünyadan koparılıp alınmak! Sanki bir dizinin orta yerinden koparılıp alınır gibi. Öyle sanıyorum ki, ölüm sonrasına duyulan merak, eskiden pek yoktu. Veya hiç değişim göstermeyen bir dünyaya daha az raslanıyordu. Bir itirafım olacak: Kitle iletişim araçlarına duyduğum nefrete rağmen, her on yılda bir, ölüler dünyasından uyanabilmeyi, bir gazete bayiine yürüyebilmeyi ve bir-iki gazete almayı isterdim. Başka bir şey dilemezdim. Kolumun altında gazetelerim, soluk benzimle, duvarların dibinden usulca geçer, mezarlığa dönerdim. Yeniden uykuya dalmadan önce, dünyadaki felaket haberlerini okur, sonra da, mutlu bir şekilde, güven verici sığınağımda yeniden uykuya dalardım.
Son Nefesim, Luis BunuelSayfa 326 - Afa Yayınları

Okur takip önerileri

Osman Yüksel
@osmanyuksel3363Kaan Ö. ile benzer
Kitap Haber
@kitap_haberKaan Ö. ile benzer
Merdüm Giriz
@KavliMarufKaan Ö. ile benzer
Daha fazla göster
Yaşlılık...
Kendi tanımımı kolayca yapabilirim. Yaşlıyım... Benim ana hastalığım bu. Ancak evimde rahat edebiliyorum, günlük yaşantıma sadık kalarak... Kalkıyor, bir kahve içiyorum. Yarım saat kadar beden hareketi yaptıktan sonra, elimi yüzümü yıkayıp bir kahve daha içiyor, bir şeyler yiyorum. Saat 9.30 veya 10 olmuştur. Dışarı çıkıp evlerin çevresinde bir gezinti yapıyorum. Sonra, öğlene kadar can sıkıntısı içinde oturuyorum. Gözlerim güçten düştü. Ancak büyüteçle ve özel bir aydınlatmayla okuyabiliyorum. Bu beni çok yoruyor. Sağırlığım ise, uzun bir zamandır müzik dinlemekten alıkoyuyor beni. İşte o zaman bekliyor ve düşünüyorum. Eskileri anımsıyorum, sabırsız hareketlerle saatime sık sık göz atıyorum. Çalışma odamda, yavaş yavaş aperatifimi içtiğim öğle saatleri çok kutsaldır benim için. Yemekten sonra, saat üçe kadar koltuğumda birz uyuklarım. Üç-beş arası, benim en çok sıkıldığım saatlerdir. Bir-iki satır okur veya bir mektuba cevap veririm, öteberiye dokunurum. Saat beşten itibaren, koluma daha sık gözatmaya başlarım. Altıda alacağım aperatifime daha ne kadar var diye... Zaman zaman onbeş dakika hile yaptığım da olur. Bazen de saat beşten sonra, bir-iki dostumu konuk eder, onlarla gevezelik ederim. Saat yedide karımla yemek yer ve erkenden yatarım.
Son Nefesim, Luis BunuelSayfa 322 - Afa Yayınları
1 yorumun tümünü gör
80'lerden bir dilek
Nüfus patlaması beni o kadar korkutur ki, zaman zaman kendimi alamayıp evrensel bir felaket düşlediğim çok olmuştur. Öyle bir yıkım ki bu, benim de içinde olacağım iki milyon canlıyı yeryüzünden silip süpürüyor. Ama benim sözünü ettiğim bu felaket, doğal bir güçten kaynaklanmalı. Yer sarsıntıları, sel felaketleri veya dünyayı kırıp geçirecek bir virüs gibi...
Son Nefesim, Luis BunuelSayfa 320 - Afa Yayınları
1 yorumun tümünü gör
2
77
765 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42