1000Kitap Logosu

Gayret

Neyi bekliyoruz?
Her gün o kadar çok haksızlık, adaletsizlik, zulüm, riya, haysiyetsizlik ve ahlaksızlığa şahit oluyorumki neye öfkeleneceğimi, neye üzüleceğimi, neye tepki göstereceğimi, neye şaşıracağımı şaşırıyorum! Çoğu zaman helaya gitmeye bile vakit bulamadığım işimde bütün gün gırtlak patlatmaktan, akşam eve gelince konuşmaya bile takatim kalmıyor. Gündüz alelacele kılınan farz namazların sünnetlerini çoğu zaman terk ederek nasıl "ehl-i sünnet" bir müslüman olunabilir ki? Bir de babalık, kocalık, evlatlık, kardeşlik, dostluk, komşuluk, insanlık ve müslümanlık sorumlulukları var tabi... Hangi birine yeteri kadar yetişiyorum diye kendime soruyorum ama müsbet bir cevap veremiyorum. Yemekti, çocuktu derken çoğu zaman televizyonu bile açamıyor; yüzde doksanı manipülasyon, iftira, uydurma ve magazinden oluşan haberleri dahi izleyemiyorum. Gündemi, ara sıra girdiğim facebooktaki paylaşımlar üzerinden takip etmeye çalışıyorum. Akşam infiale sebep olup sabah unutulan bir hadiseyi öğrendiğimde çoğu zaman geç kalmış oluyorum zaten. Ne zaman telefonu elime alıp iki satır birşeyler yazarak dünyayı kurtarmaya niyet etsem; bu teşebbüsüm, hane halkından birinin seslenmesiyle bidâyete varamadan nihâyete eriyor. Bunca hengamenin arasında biraz uykularımdan feragat ederek kitaplarla hemhal olayım diyorum ama onda da pek muvaffak olduğum söylenemez. Bilhassa üniversite yıllarımda dûçar olduğum -hastalık derecesini de aşan- uykusuzluk problemimin yerini, taşı bulsam yastık yapacağım bitkinlik halinin almasındaki sebep; uyku süremin değişmeyip, buna zihin tüketen iş temposunun eklenmesi olsa gerek. Tek başına dünyayı kurtarabileceğini zanneden bir halet-i ruhiyeden, kendine bile hayrı olmayan biri haline dönüştüğünü düşündüren hayat nizamının oluşturduğu travmanın tahribatına ise paha biçilemez! Çok şey yapmak isteyip de hiçbir şey yapamamak... Zaman mı bereketsiz, insan mı beceriksiz? "Sen beceriksizsin!" dediğinizi duyar gibiyim. İtiraz etmeye ne niyetim, ne hâlim, ne mecâlim var. Gündelik meşgaleler, geçici zevkler, beyhude uğraşlar içinde yitip giden ömürler... Yanlış giden sistemin çarkına çomak sokmak isterken, o çarkın bir dişlisi olduğunun farkına varamamak... Farkına varıp da birşey yap(a)mamak... Yapmaya teşebbüs edip de muvaffak olamamak... Yaptığını sanıp kendini oyalamak...! Hepimiz haktan, hukuktan, adaletten, nizamdan, dürüstlükten, insanlıktan bahsediyoruz. Ne istiyoruz? Neyi, ne için, ne kadar istiyoruz? Kurtuluş için ne kadar gayret ediyoruz? Sahi, neyi bekliyoruz?
1
Bu çağdan lütuf, erdem, iyi niyet ve duyguya benzer şeyler beklemeyi bıraktım; bu çirkefe bulaşmış samimiyetten yoksun yüzyılın insafsız değirmeni tarafından öğütülmeyi bekleyen kuklaların içerisinde nefes almaya, insan kalmaya ve bunun için de insandan kaçmaya gayret ediyorum.
18