Kaldırımları dar yapanlar, o zamana dek rahat yürünebilecek kaldırım planlamasıyla onurlu bir vatandaş olma arasındaki bağ üzerine kafa yormamışlar. Ben de bilmiyordum. Ama farklı örnekleri görerek anladım ki ben de bir insanım ve doğuştan getirdiğim haklarım var.
Yaşlandıkça mendeburlaşan insanlar vardır hani. Mutsuzluklarının altında yatan sebep budur. Bir de bakar ki, yaşamında kendisi yok; içi bunu hisseder. Ona kızar, buna kızar ama aslında neye öfkelendiğini kendisi de bilmez. Avuçlarının arasından yaşanmadan akıp gitmiş, anlamsız, bomboş bir ömür...
İşte öfkesinin kaynağı budur.
Hüzün, kendi başına müthiş bir deryadır. Hüzünlenemeyen insan gelişmemiş bir insandır. Kendinden kopukluğunun, içindeki öze olan özlemin farkında değildir.
İnsanın geçici değil; kalıcı, sürdürülebilir keyif halini hissedebilmesi için "biz" sorumluluğuyla ilgili bir şey yapması lazım. Beyin üzerine yapılan araştırmalar da gösteriyor ki, kişi ne zaman "biz" ile ilgili bir şey yaparsa beyin dopamin salgılamaya başlıyor. Tek koşulu bu "biz" in onun içinde, varoluşunda yer alması.