Geri Bildirim
  • Tuco Herrera
    Tuco Herrera, Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı'ı inceledi.
    @Nordavind·3 sa.·Kitabı okudu·5 günde·Beğendi·10/10
    - BABA!!! BİR KÜÇÜK METALCİ YETİŞİYOR!!!-

    Hoşgeldiniz beş gittiniz faslını yapmış kabul edin bu seferlik .. Yine de alayınıza selam olsun içli köfteler ve patlıcan musakkalar .. Genel olarak sevdiğiniz , anılarımdan oluşan bir inceleme olacak bu .. İşsizlik kotası pek tabii aşılacak .. Ve pek tabii uzun olacak çünkü hem müziğiyle hem görüşleriyle başlı başına bir KÜLLİYAT'tan bahsedeceğim sizlere .. "Babaların babası" Erkin BABA' dan =))

    Evet başlayalım yavaştan ..Benim Baba ile tanışmam ilkokul günlerime denk düşer.. Sene 80 lerin son çeyreği.. Herşeyden habersiz okula gidip geldiğim dönemler .. Okulun ne olduguna dair pek bir fikrim yok .. Sırtta çanta , elde beslenme cantası , boynumda suluğum çay sıra gidip yol sıra dönüyorum .. Haşerat bir elemanım ..ZARARLI NEŞRİYAT dediklerinden...Okul, oturduğumuz semtte olmadığı için servisle gidip gelmekteyim .. Dolayısıyla bir servis aracıyla ulaşım sağlanıyor .. Servisçimiz tam bir çakal.. Sonradan kendi aramızda ona taktığımız lakabıyla Sub-Zero Ali isimli bu adam tam bir getto sakini..Full arabesk dinliyor , dolayısıyla bize de zerk ediyor zehri .. Tüdanyaları , Bergenleri, Kamuran Akkorları , Küçük Emrahları ,Ferdileri , Orhanları , Ceylanları, Resul Balayları ve aklınıza gelip gelebilecek pek çok underground arabeskçiyi bugün dahi biliyor ve sözlerine kadar ezberimde bulunduruyorsam bunu kendisine borçluyum .. İnanılmaz da ahlaksız bir herif bu aynı zamanda.. Okul dönüşü kırda çimende servisi durdurup milleti birbirine düşürmek suretiyle kavga ettiriyor .. Nasıl yapıyor bunu? Misal vermem gerekirse , iniyoruz araçtan..Benim yanıma yanaşıp Tuco, Engin anana küfretti ; diğerine yanaşıp , Engin Tuco anana küfretti diyip nifak sokmak suretiyle cayda çayırda bizi pehlivanlara dönüştürerek kırkpınar güreş müsabakaları düzenliyor =)) Chuck Palahniuk' a selam edin bi zahmet .. O YOKKEN BİZ VARDIK BU ALEMDE!!!Neyse efenim işte böyle bir ortamda gecmekte çocukluğumuz .. Ve o dönemki halet-i ruhiyemiz bu yönde .. 7 yaşında arabesk dinleyen , son derece dertli bir Tuco var karşınızda.. Dertliyiz çünkü sevdalandığımızdan tokat yemişiz, reddedilmişiz (KIZIN KAFASINA 2. KATTAN PORTAKAL ?!?!??!!?!! AT, SONRA ANASI GELSİN OKULA SENİ ÖLDÜRMEK İÇİN , HİÇ UTANMADAN BİR DE YÜZSÜZ YÜZSÜZ KIZA AŞIK OL ?!?!? BAK SEN ŞU KEFEREYE !!
    RÖHAHAHAHAHAHAA =)) ) .. Sub- Zero Ali'den yediğimiz tokatlar yetmiyormuş gibi bir de bunlarla uğraşmaktayım işte o sıralar.. =))

    O günlerde annem ameliyat olduğu için hastanede olduğundan ve babam da çalıştığından dolayı yazı evde geçirdiğim günlerden biri .. Sıkıntıdan patladığım anlar ...Peder beyin plaklarını karıştırırken bir baktım yüzü gözü boyalı bir adam .. Kim ola ki bu derken baktım 7 8 plağı daha var .. Attım plak ÇALAYIRA başladım dinlemeye .. (Buyrun siz de dinleyin .. )

    https://www.youtube.com/watch?v=T8oGRJel9EI

    ANA!!! Cayır -cuyur bir ses .. Aleti bozduk sandım ilkten .. Sözler de İNGİLİÇÇE ..Hiçbirşey anlamıyorum.. Hoşuma gidiyor ama çok farklı .. O dönemdeki tabiri ile "Batı Kaynaklı" müzikten , hele hele rock tan metalden haberim yok pek tabii deve üstünde arap çöllerini turladığım için .. Derken 1:36 da "ÇİKİ ÇİKİ" ARABESK ZİLLERLE beraber SOLO bir girdi ki ben artık mutluluktan delirmek üzereyim .. TORUNUNDAN KAFASINA KUMANDA YİYEN ZÜLFİKAR DEDEYE DÖNDÜM(https://www.youtube.com/watch?v=RSkROQ_-3E8 01:57 YE AL İZLE ZOHAHAHAHAHA ) !! Bu bildiğin ARABESK !!! Sanırım bi 4 5 kez üstüste dinledim ..Olacak gibi değil !! Eşlik etmem lazım ama sözler yabancı .. Napalım napalım ?! Gittim mutfaktan çay bardağı aldım geldim 2 tane .. İki de de tatlı kaşığı ..Zilleri çalmaya uğraşıyorum o kısıma alıp alıp =)) Bugün çaldığım baterinin temellerini ilk attığım anlar =)) Ne emekleri var BABA' nın benim üstümde.. Neyse efenim sonra Ceylan albümünü tadalım dedik .. İlk parca türkü.. O neşeyi kaçırdı ama sonrasındaki MUALLİM !!! Ondan sonra ÇÖPÇÜLER !! Ondan sonra SÖYLENİR BANA!!! ( o dönem bu parcayı söyleye söyleye ne üzüldüm - ZOHAHAHAHA!- size anlatamam ) Döndük mü EFKAR KÜPÜNE !?!?!!Alkolden haberimiz yok o dönemler neyseki ..Yakınlarda bi yerlerde , el altında olaydı alkolün temellerini de daha erken atacaktık anlayacağın .. İşte benim bir ERKİN KORAY "MANYAĞI" olmamın , kendisiyle tanışmamın hikayesi budur .. Arabesk ile marine edilen bünyeye ZİBİDİ SAZI DENEN ŞEYTAN İŞİ elektro gitarın girişi böyle olmuştur =))

    BABA'ya gelir isek .. Sanmıyorum ki sevmeyeni olsun bu platformda.. Şaşkın dinlemeyeneniz var mı? Öyle Bir Geçer Zaman Ki , Çöpçüler, Estarabim , Çetin Ceviz, Yalnızlar Rıhtımı ya da ismini sayamadığım pek çok parcasını dinleyip efkarlanmayanınız ? Bizim yokluk günlerimizde , mezesiz dumanaltı ortamlarımıza katık oldu onun şarkıları .. Seneler geçip kendimiz de müzik yapmaya başladıkça büyüklüğünü parça parça keşfettik..Saygımız 5'e , 10'a katlandı .. Tanışalım , el öpelim , saygımızı gösterelim dedik atladık İzmir' e gittik .. 3 gün kapısının önünde yattık .. Yoktu evde BABA .. Döndük geriye .. Seneler sonra aynı festivalde çaldık ..Çıkışta bir mekanda aynı masada oturduk.. (Bunu övünç için anlatmıyorum sakın yanlış olmasın) Otururken Baba' nın yüzüne bir baktım ki yara bere içinde .. Sonra sonra babamdan , bekarlık günlerinde gece vakti motoruyla gezerken, Erkin BABA' nın elinde ekmek bıçağıyla ,yüzünde kanlar bir kaldırım taşında oturduğunu anlattığı anılarından cıkardım bu yaraların sebebini.. O yılların Türkiyesinde uzun saçla dolaşmak , rock yapmak YÜREK İŞİ hakikaten..İnandığın davadan , değerlerden ödün vermeden , geri vites yapmadan , geri adım atmadan yaşamak ve EN ÖNEMLİSİ İYİ MÜZİK YAPMAK !! Konserlerinin gericiler tarafından basılması , sürekli saldırıya uğraması , Trt denen kurumun bugün olduğu gibi o günlerde de kendisine uyguladığı ambargo .. Senin anlayacağın karşımdaki adam bir zafer abidesi idi.. Bir kez daha hastası olduk .. Sonrası mı?

    Sonrasında bu kitaptan haberdar oldum ama çok geç kalmıştım .. Basımı tükenmişti ben almaya karar verdiğimde ..Uzun müddet aradım .. Sağolsun Nuhun Gemisi' nden Emir eline geçer geçmez bir tel çaktı bana .. Koşarak gittim aldım , 2 günde hatmettim ..

    - BÜYÜKSÜN ERKİN BABA !!! HEM DE ÇOK BÜYÜKSÜN!! -

    Şimdilerde yapılmamıştır , yok öyle şey diyen dingillerin gölge düşürmeye , itibarsızlaştırmaya çalıştığı Kurtuluş Savaşımızın lideri "SARIŞIN KURT" ' un yanında bu savaşa katılıp savaşmış bir osmanlı paşasının torunu BABA!! Sanatla uğraşan bir ana babanın evladı .. Küçük yaşta piyano çalmayı öğrenmiş .. Elvis'leri dinleyip müzik yapıcam ben diyip , aileye resti çekmiş , Almanya' ya gitmiş John Lenon'larla takılmış aynı masaya oturmuş , aynı studyoya girmiş bir adam .. Bugün bizim camiada karşısına geçip önünü iliklemeyecek adam çıkmaz !! Tartışmasız BABA' dır .. Yurt dışında çaldığım pek çok festivalde sohbet ettiğim gavur tayfanın %90 ' ı hem Onu hem Selda Bağcan ' ı sormuşlardır bana .. Bugün H&M 'den deri montları , riderları çekip kırmızı ruj , morcivert kalemi , sürmeyi gözüne çekip asilik asalettir diye sokaklara dökülen , Psychedelic Rock dinliyorum ben diye gezen tatlı su metalcisi kızlarımız ortalarda yokken O bu işleri yaptı .. Türk müziği ile rock müziği sentezlediğinde ,bu işin yıllar sonra Psychedelic denecek tarz olarak anılacağını bilmeden yaptı .. Herşey bir yana bir şarkı sözü var ki bana kattığı değerler arasında sanırım en büyüğü o oldu ..

    "NAMERT İLE OTURUPTA BİR SOFRADA YEMEK YEME
    YOLA ÇIKAYIM DEME SAYIN ARKADAŞIM OSMAN ..."

    Koymadık O'nun sayesinde NAMERDİ ortamımıza ..

    Kitabı okuduğumda bir de güzel sürprize denk geldim ..BABA da benim gibi bir Aziz Nesin sevdalısı !!! HAHAHAHAHA =)) Sevilme mi bu adam yaa !!!?!?!? BÜYÜKSÜN ERKİN BABA !!! HEM DE ÇOK BÜYÜKSÜN!!

    TANKLI , TOPLU , TÜFEKLİ , MİTRALYÖZLÜ ROKETLİ BİR DE DİP NOT :

    Yeri geldi yazmazsam kahrederim kendime .. Dangalak bir gazeteci Baba'yı yermek için zamanında hepimizin bildiği o beyaz gitarına 30 (YAZIYLA OTUZ ZOHAHAAHAHAHAHA !!! ) liralık gitar yazmıştı .. ULAN HÖDÜK!!! O GİTAR ,1961 MODEL GIBSON SG LES PAUL "CUSTOM" VE (bakın buraya dikkat!!!) "SERİ NUMARASIYLA" ÜRETİLDİ.. !!! Ben yazmaya utanıyorum burda !! '61 in ilk yarısında seri numara ile üretilen ultra limited seriye ait .. Antika kategorisindedir .. O GİTARIN BUGÜN FİYATI "YOOOOOOKKKKKK!!!!!" SÜLALEN, DOĞMUŞ DOĞMAMIŞ TÜM TORUNLARIN İÇ ORGANLARINIZI SATSANIZ ,YÜZYILLARCA DİLENSENİZ BIRAK ALMAYI DOKUNAMAZSINIZ O GİTARA !! BABA' daki gitarın seri nosu : 10965!! Akıllı olsun herkes !!! Aklınızı alırım !! Böylece BABA çalarken niçin kemerininin tokasını yana çekiyor sorusu soracaklar siz de cevabınızı aldınız ... Çizilmesin diye!! Ayrıca Les Paul serisi HAYVAN GİBİ ağır gitardır .. Tonu eşsizdir , çok unique tir ama ağır olduğundan pek tercih edilmez ..O gitarı 77 (YAZIYLA YETMİŞ YEDİ) yaşında bir adamın sahneye çıkıp çalması ÇOK AMA ÇOK AFEDERSİNİZ "GÖT" ister !!!


    VEEEEEE KAFASINA PORTAKAL ATTIĞIM İLK AŞKIM İÇİN O ZAMANLAR ÜZÜLEREK DİNLEDİĞİM "SÖYLENİR BANA" PARCASI İÇİN ŞARKI SÖZÜ VE LİNK..

    https://www.youtube.com/watch?v=-OYaYVofblc

    Sönük kalır mehtap bile
    Yanakların benzer güle
    Güzelliğin dillden dile
    Söylenir bana, söylenir bana

    Yanıyor kalbim senin aşkınla (ZOHAHAHA!)
    Dertlere düşürdün, bir bakışınla(?!?!?! =) )
    Öldürme derdinle, bu "genç yaşımda"( LKFJADSŞLKFJ=) )

    Düşman gibi görme beni (PORTAKAL ATTACK!!)
    Kalbe vurma hançerini
    Kül eden bu ateşini
    Sen Verdin bana, sen Verdin bana

    Ben acı çeksem kim derman olur?
    Gözlerimin yaşı akar sel olur
    Derdime bir çare bulsan ne olur

    Gözüm görmez hiç bir şeyi
    Unutturdun sen her şeyi
    Yar seninle sevişmeyi (?!?!?!?!?!? )
    Çok görme bana, çok görme bana

    İŞTE BÖYLEEEEE... =))
  • " Beni yalnızlığımla vurdular o gece vakti
    kalbimi suyla yudular o gece vakti
    öldüğümü bile söylemediler
    bedenime sözüm vardı bir şafak üzre
    alnımı kumla ovdular o gece vakti..."
  • Sık sık yalnız kalmıştı; Henüz çocukken, kırda kaybolduğunda,
    gece vakti cinayetin kol gezdiği şehir sokaklarında,
    hatta bir gece önce yolda uyuduğunda. Ama şimdi durum
    farklıydı, yol heyecanı geçmiş, yeni meslektaşları çoktan
    uykuya dalmıştı, kendisiyse odasında hüzünlü ve yitmiş
    bir biçimde, bir lambanın ışığında yatağının kenarında
    oturuyordu. İşte şimdi, evet şimdi, gerçek yalnızlığın ne olduğunu anlıyordu (çirkin olmayan, tamamen lambri kaplı
    bir oda, geniş bir yatak, bir masa, pek rahat olmayan bir
    divan, bir dolap).
  • 1. İnce Memed -Yaşar Kemal
    2. Tutunamayanlar, Oğuz Atay
    3. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar
    4. Huzur, Ahmet Hamdi Tanpınar
    5. Kara Kitap, Orhan Pamuk
    6. Bereketli Topraklar Üzerinde, Orhan Kemal
    7. Aylak Adam, Yusuf Atılgan
    8. Aşk-ı Memnu, Halit Ziya Uşaklıgil
    9. Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk
    10. Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar
    Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin
    Yaban, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu
    Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
    Ölmeye Yatmak, Adalet Ağaoğlu
    Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
    Üç İstanbul, Mithat Cemal Kuntay
    Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin
    Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
    Devlet Ana, Kemal Tahir
    Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali
    Hakkari’de Bir Mevsim, Ferit Edgü
    Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
    Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal
    Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil
    Kıskanmak, Nahid Sırrı Örik
    Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk
    Eylül, Mehmet Rauf
    Gece, Bilge Karasu
    Fahim Bey ve Biz Abdülhak Şinasi Hisar
    47’liler, Füruzan
    Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş
    Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yaşar Kemal
    Yorgun Savaşçı, Kemal Tahir
    Murtaza, Orhan Kemal
    Yer Demir Gök Bakır, Yaşar Kemal
    Tuhaf Bir Kadın, Leyla Erbil
    Ağır Roman, Metin Kaçan
    Orta Direk – Yaşar Kemal,
    Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana – Yaşar Kemal
    İçimizdeki Şeytan – Sabahattin Ali
    Yalnızız – Peyami Safa
    Bin Hüzünlü Haz – Hasan Ali Toptaş,
    Son Adım – Ayhan Geçgin,
    Yılanların Öcü – Fakir Baykurt
    Her Gece Bodrum – Selim İleri
    Sinekli Bakkal – Halide Edib Adıvar
    Sultan Hamid Düşerken – Nahid Sırrı Örik
    Serenad – Zülfü Livaneli
    Tol – Murat Uyurkulak
    Ayaşlı ve Kiracıları – Memduh Şevket Esendal
    Müşâhedat – Ahmet Midhat Efendi
    Kinyas ile Kayra – Hakan Günday
    Berci Kristin Çöp Masalları – Latife TeKİN
    Kurt Kanunu – Kemal Tahir
    Denizin Çağırışı – Kemal Bilbaşar
    Kırık Hayatlar – Halit Ziya Uşaklıgil
    Medarı Maişet Motoru – Sait Faik Abasıyanık,
    Odalarda – Erdal Öz
    Yeşil Gece – Reşat Nuri Güntekin
    Bir Solgun Adam – Selçuk Baran
    Kurtlar Sofrası – Attilâ İlhan
    Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi – Ayfer Tunç
    Buzul Çağının Virüsü – Vüs’at O. Bener, 1984
    Esir Şehrin İnsanları – Kemal Tahir
    Gurbet Kuşları – Orhan Kemal
    İstanbul Hatırası – Ahmet Ümit
    Mel’un – Selim İleri
    Rahmet Yolları Kesti – Kemal Tahir
    Bir Kadının Penceresinden – Oktay Rifat
    Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı – Bilge Karasu,
    Heba – Hasan Ali Toptaş
    Masumiyet Müzesi – Orhan Pamuk
    Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim – Nâzım Hikmet
    Çamlıca’daki Eniştemiz – Abdülhak Şinasi Hisar
    Çocukluğun Soğuk Geceleri – Tezer Özlü
    Kayıp Aranıyor – Sait Faik Abasıyanık
    Kiralık Konak – Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    Eski Hastalık – Reşat Nuri Güntekin
    Mutluluk – Zülfü Livaneli
    Şimdiki Çocuklar Harika – Aziz Nesin, 1967
    Boğazkesen – Nedim Gürsel
    Karartma Geceleri – Rıfat Ilgaz
    Matmazel Noraliya’nın Koltuğu – Peyami Safa
    Sahnenin Dışındakiler – Ahmet Hamdi Tanpınar
    Yaralısın – Erdal Öz
    Yeşilçam Dedikleri Türkiye – Vedat Türkali
    Ankara – Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem
    Ateş Gecesi – Reşat Nuri Güntekin
    Çılgın Gibi – Suat Derviş
    Göçmüş Kediler Bahçesi – Bilge Karasu, 1979
    Handan – Halide Edib Adıvar
    Mahur Beste – Ahmet Hamdi Tanpınar
    Şu Çılgın Türkler – Turgut Özakman
    Tütün Zamanı – Necati Cumalı
    Veda – Ayşe Kulin
    Viski – Çetin Altan, 1975
  • Birdenbire bastıran sonbaharın şu ilk günlerinde gece erken çöküyor ve insan, günlük işlerine yetişemediğini sanıyor, oysa ben, her zamanki işlerimle haşır neşirken bile, karanlığın getireceği tembelliğin tadını peşinen çıkarıyorum, çünkü karanlık gece demek, gece ise uyku, yuva, özgürlük. Geniş salonda lambalar yanıp karanlığı kovduğunda, bütün gün uğraşılıp iş bitirildiği halde biz fazla mesai yaparken ben saçma bir huzur duyuyorum, sanki başka birinden hatırladığım bir huzur; ve yatma vakti gelene kadar vakit geçsin diye kitap okur gibi, huzur içinde yazacağımı yazıyorum.
  • ''O'nu siz öldürdünüz!''
    Evet, böyle yazmıştı dergiye, Sait'i çokça seven bir arkadaşı, 1954'ün bilmem hangi zamanında. 11 Mayıs'ta gözlerden boşanan yaşlarla birlikte...

    Onu siroz öldürmedi, Onu öldüren dostlarıydı, 'içki içmeyi bırak' nasihatini binlerce kez demeyip 3-5 kere diyen arkadaşlarıydı Onu öldüren. Onu anlamayan annesi, son günlerinde genç kızlığımı yaşayacağım deyip, O'na 'Yalandan da Olsa Seni seviyorum Diyemeyen' Leyla Erbil, en çok da gönlüyle alay eden alçak Rum kızı Aleksandra'ydı O'nu öldüren.

    Fakat Aleksandra sen kazanmadın, sen kaybettin, biz kazandık. Sen anlayamadın Sait'i, O'nun yazılarını, büyük aşkını, bir çay esnasında dilinden dökülecek sözleri duyamayacak kadar sağırdın. Sen üç kuruşluk güzelliğin için, ahlaksız zenginlerle gönlünü eğlendirdin. Bir markalı kırmızı ruj, bir Paris parfümü için ağzı leş gibi kötülük kokan insanlarla yatıp kalktın. Sen Sait'i göremedin göremezsin. Çünkü Sait ne diyordu senin ve senin gibiler için:

    '' Onu ben bir saraya değil
    İki odalı bir eve götürecektim
    Bir radyomuz, bir banyomuz olacaktı
    Nikeli pırıl pırıl bir karyolada
    Hasan ustanın işlediği
    Bir mavi yorgan bakacaktı
    Aynada ona layık iki üç eşya
    Güleceklerdi...
    Evet güldün sen Aleksandra, zavallıca, çaresizce...''
    --------------------------------------------------------------
    Ve devam ediyordu Sait:
    '' Hiçbiri olmadı hiçbiri olmayacak
    Düşmanlar çok
    Dünyanın yarıdan çoğu
    Herkes
    Benim saadetime herkes
    Her şey
    Mani olmakta
    Neden biliyorum
    Biliyorum, söyliyemiyorum.''

    Ah Aleksandra! Sait gibi bir adam hiç sevilmez miydi? Onu tüm Burgazadalılar sevmişti, bir tek sen sevemedin. Oysa O seni çok seviyordu, deli gibi. Karşısına annesini, tüm dostlarını hatta yazıyı bırakmayı bile göze aldı. Ne oldu, rahat ettin mi? Başın göğe erdi mi? Cesedin unutuldu gitti. Oysa Sait? Milyonlarca seveni var, kalbimizde yaşıyor.

    Zaten Orhan Veli'ye de aynısı yapmadınız mı Aleksandra gibileri? Size, sizin gibi ucuz kadınlara sevgiyi öğretecem diye, bir gece Ankara sokaklarında dalgın dalgın yürüyüp kazara düşüp sakatlanan güzelim Orhan'a ne ettiniz? O'na nasıl kıydınız? Öldükten sonra cebinden çıkan ufacık sararmış kağıtta ne yazıyordu? O'na, buna, Bella'ya, aşkına, komşusuna yazdığı sevgi dolu sözcükleri yok muydu? Orhan Veli ve Sait Faik ne büyük dostlardı! Ne büyük âşıklardı onlar. Yazılarına, şiirlerine de biz âşık olduk. Gördün mü Aleksandra. Bak! Nasıl sevilirmiş bir insan...
  • Aynı evde, gece vakti, Eda'yla aynı koltukta oturuyordum. İşte bunu tarif etmek hiç kolay değil. Kapkaranlık gökyüzü, bu kez şefkatli bir yorgan olmuş üstümüzü örtüyordu.