"Otuz sekiz yaşındasın ve bir insanın muhtemelen yaşlanmakla olamayacağı kadar yorgunsun. Daha doğrusu: Yorgun değilsin aslında, endişelisin, her yanı tuzaklarla dolu şu yeryüzünde tek bir adım atmaya bile korkuyorsun, bu yüzden her zaman son derece temkinlisin."
"Damağımda kalan şu ılık kanı, evde açık kalmış tek ışığı ve o an salonun ortasında İspanyol perdelere tutunarak yere yığılmamaya çalışan hayatı...
Parçalanmış çocuk sesim, kurtaramazsın beni."