Hayatı boyunca bir çok kişiliğe bürünmüş Sibyl Vane, gerçeklikle bağını Dorian’a duyduğu aşk üzerinden kurar. Hissettiği aşkın gerçekliğini tamamen kavradığında rol yapmaya, başka kişilikleri üzerinde taşımaya katlanamaz, güzel oynayamamasının sebebi yeteneksizlik değil sahte olan her olguya karşı hissettiği kabullenememe duygusudur çünkü ruh kendini bir kez de olsa bulmuştur artık. Bu noktada her gün ayrı karakterler canlandıran Sibyl Vane’ın aslında bu karakterleri kendi gerçekliğini aramak için canlandırdığını anlıyorum. Sibyl Vane’ın ölümünün de bu noktada gerçekliğin ta kendisi olduğunu düşünüyorum. Aşk, acı, ölüm… Bunların hepsi gerçeklik değil midir? Sevildiğini ve görüldüğünü hissetmenin yanında istenmemeyi ve hiçbir zaman görülmemiş olmanın katlanılmaz acısını yaşaması. Belki de gerçeğin ta kendisidir bu karakter, gerçek kadar değişken fakat bir o kadarda keskin. Dorian Gray'in Portresi