"Daha fazla zaman kaybedemem, ne olursa olsun hemen yazmaya başlamalıyım." diyerek, aceleci adımlarla salondan koridora çıktığında, karşıdan amansız düşmanı geliyordu, elinde uzun namlulu silahıyla. Her şeyden habersiz ve işinin doğallığında olan temizlikçi kadın gülümseyip yanından geçerken, birileri profesörün yüzünü o an görebilseydi; onun avının üzerine atlamaya hazır kaplan ya da kan davalı birisinin nefret dolu bakışlarına sahip olduğunu görebilirdi.
Temizlikçi kadına karşı ön yargılarla doldurduğu heybesini sırtlanıp odasına girdi. Masasının başına geçti. Son yazdıklarını okuyup kafasında şekillendirdiği düşüncelerini yazmaya başladı. Mutluluğun cehalet ile doğru orantılı olmasını irdeleyen çokça örnekler ve alıntılarla dolu bir yazı su gibi akmaya başlamıştı. İvmesinden memnundu. İçerden hiç ses gelmediğini duydukça, yüzü bile gülmeye başlamıştı.