Kitap fuarında yayınevi görevlisinin ısrarlı tavsiyeleri sonucu aldığım kitap tam bir fiyasko çıktı.
Gözlerimi kanatan imla hatalarından bahsedeyim önce:
Yazar sanki imla kurallarıyla inatlaşmak istercesine 500 sayfalık kitapta hiçbir "de" bağlacını ve "mi" soru ekini ayırmamış.
Kitap boyunca o kadar çok yanlış yazılmış kelime vardı ki, yayınevinin editörlerinin ne iş yaptığını cidden merak ettim. İmla konusunu abarttığımı düşünenlere birkaç örnek vereyim:
Profösör
Psikolok
Entekre
Proplem
Apla
Zıtdı
Retdetmek
Ve bu saydığım kelimeler 1-2 kez değil, bütün kitap boyunca hep aynı yanlış şekliyle yazılmış. Yani yazar doğrusunu bilmiyormuş sanırım. Ama "bilmemek değil öğrenmemek ayıp kardeş", 500 sayfa boyunca da aynı hata yapılmaz ki canım?
Şimdi de biraz spoiler içerebilecek bir değerlendirme yapalım:
Kitabın ana karakteri Adnan 30 yaşına gelmiş, 4 fakülteye başlayıp aradığını bulamayıp yarım bırakmış, hala arayış içinde olan bir genç. Sürekli etrafındakileri okumamakla, okuyanları da düşünmemekle itham edip, dişine dokunur bir tartışma yapamamaktan bahsediyor. Kendisinin bol bol felsefe yaptığını ama ona cesaret(!) edip de cevap verenlerin demogoji yaptıklarını iddia ediyor. Ama kitap boyunca Adnan'in yaptığı felsefelerden birini yazayım da kim demogoji yapıyor, kim felsefe yapıyor anlayın:
***
Adnan: İçeri gel Sevil.
Sevil: Nereden biliyorsun?
A: Neyi nereden biliyorum?
S: Benim geldiğimi.
A: Bilmiyorum ki .
S: Nasıl yani?
A: Senin geldiğini biliyorum ama nereden geldiğini bilmiyorum.
***
Tamer: Neredesin Adnan?
Adnan: Buradayım.
T: Şimdiye kadar neredeydin?
A: Burada olmadığım kesin.
***