• Blog yazarlığından kişisel gelişim kitabı yazma ya kadar gelmiş biri mark manson
    Hayır demenin yada hayır diye bilmenin de mutluluk verebileceğini söylememiş.
    Doğru bağlılığın gereksiz bağimliliklardan alı koyduğunu yazmış.
    Gerisi kitapta
    Ayrıca örneklemeler kolay anlaşılır bir şekilde izah edilmiş.
  • Aşırı kalabalıklaşma toplumsal gerginliği artıracak, bizleri açlıktan öldürmeden çok daha önce toplumsal kuruluşlarımızı çökertecektir. Akıl yoluyla denetim alanındaki ilerlemeleri köstekleyecek ve duygusal patlama ihtimallerini kamçılayacaktır. Böyle bir gelişim, ancak doğurganlık hızının büyük oranda düşürülmesiyle önlenebilir.
  • İki sayfa arasına bir reyhan yaprağı koyuyorum.Masalın ilk harfidir bu.Çünkü dev bir orman kuracağım onun altına. Okuduğum ilk satır,sabah güneşinin vurduğu buğulu bir patikaya götürecek seni.Ağaçlara dolanan çalı güllerinin, zakkumların arasından usul usul yürüyeceksin.Topraktan yükselen buğu, “Çınarları selamla!”diye fısıldayacak.O zaman durup etrafını saran ağaçlara bir daha bakacaksın.Bir daha ve yeni bir gözle.Nasıl dupduru bir mutlulukla topraktan fışkırdıklarına şaşıracaksın.Ağaç denen mucizeyi ilk görüşün bu olacak . Islak toprağın kokusunu içine çekeceksin.Çiy damlalarındaki güneş gözünü alacak. Aynı nehirden sulanan geyikle kaplanı, gökte kol kola gezen güneş ve ayı görünce, burada geçer akçenin merhamet, dilin aşk olduğunu anlayacaksın.

    Hayran olduğum bir öykü kitabı daha.. .
    Kitap “Afsun” isimli öykü ile başlıyor ve belli bir olay örgüsü ile 10 bölümden oluşuyor. Kitabın önsözünden başlayan bir “kadının toplumdaki yeri” tema olarak alınsada çöl insanları, yezidilik, gelenek&görenekler vb. çok şık dile getirilmiş.
    Hepsi masalın içinde, masal hepsinin içinde ve içine girdiğiniz zaman ayrılmak isyemiyorsunuz o dünyadan.Ayşegül Çeliğin yazı diline hayran olmamak elde değil, yaklaşık 1 yıldır masalsı öyküleri okumuyordum, ne kadar özlediğimi bu kitabı okuyunca anladım diyebilirim.
    Deneme, toplumsal konular, kişisel gelişim vb.kitaplari derken masalsı öyküleri ne kadar yalnız bıraktığımı ve özlediğimi farkettim, en kısa zamanda farklı eserleri de okumaya karar verdim.
    Not aldığım alıntıları kaydediyorum..

    Zaman...
    Çünkü biz dursak da zamanın yürüdüğünü biliyordum. İnsanın izini kaybetmez o.

    Hayat, başka birinin giysileri gibi duruyordu üstünde. Biçimsiz, uygunsuzdu.

    Gerçeğin yürekte taşınan bir ağrı olduğunu öğrendim

    Bir vardı, bir yoktu
    Yokluğu söylenmesi zordu..

    Keyifli okumalar;)
  • Bu kitaptan kısa süre önce okuduğum Ernst h. Gombrich' in "Genç Okurlar için kısa bir dünya tarihi" kitabını övgüyle arkadaşıma anlatıp, üzerine konuşurken o da bu kitabı önerdi. Ben "Oğlum bırak lobili, proje yazarları ya :) " falan derken kitapları takas etmeye karar verdik ve kitabı okuyup nihayet bitirmiş oldum.

    Öncelikle şunu belirteyim; İlk çağlardan başlayıp günümüze kadar süregelen her türlü yapıta bayılıyorum. Misal bilenler bilir Civilization vb. oyun serileri vardır. Oyuna sopayla hayvan avlayarak başlarsın ve tarım devrimi, antik çağlar, orta çağ, rönesans-reform, sanayi devrimi, dünya savaşları, nükleer araştırmalar ve uzay kapışmaları derken insanlığın gelişim tarihinin senaryosunu oynarsın aslında. İşte bu tarz oyunları aralıksız 7-8 saat şapşal bir gülümseme ile oynamış biri olarak kitabın bu şekilde yazılmış olması çok hoşuma gitti. Çünkü okumadan evvel -yalan yok- sadece evrim teorisi ile ilgili bi kitap olduğunu düşünmüştüm.

    Kitap içeriğiyle ilgili onlarca inceleme var zaten. kendimce olumlu yönleri; her dönemle ilgili birbirinden farklı konularda bolca bilgi vermesi hakikaten güzel. Denildiği gibi tam bir genel kültür kitabı. Bunun yanında kendi yorumlarının bolca olması da hoş çünkü kitaba ayrı bir felsefî hava da katmış. Okurken çokça durup üzerine düşündüğüm yerler oldu. Özellikle son bölüm hakikaten iyiydi. Çoğu yerinde gerginlikle beraber pis gülümseme belirdi yüzümde. Neden derseniz okuyunca da göreceksiniz insanoğlu yapay zekâ ya da başka bi sebeple helak olmayı hak ediyor bence.

    Peki negatif ne söyleyebilirim dersem; yazarın arkasında bir lobi olduğu aşikar. Çünkü iyi, hoş kitap ama hakikaten ortalığı ilettiği kadar değil onu da belirteyim. Bence girişte bahsettiğim, bundan evvel okuduğum kitap benzer tarzda ancak daha dar kapsamlı olmasına rağmen çoğu konuda çok daha iyi bir eser. Mesela bu kitapta yazarın yorumuyla alâkalı sıkıntılı noktalar gördüm. Sanırım çeviriyle ilgili sıkıntılar da varmış okuduğum kadarıyla ve imla ve noktalama hataları da vardı zaten. Bahsettiğim bi evvel okuduğum kitapta herhangi bir sıkıntı gördüğümü hatırlamıyorum.

    Bu kitabı elbet tavsiye ederim ancak Ernst H. Gombrich' in "Genç Okurlar için kısa bir dünya tarihi" kitabını çok daha tavsiye ederim. Kitap incelemesi içinde başka bir kitap önerisi... hadi bakalım :)
  • Dinin bu denli başarı kazanması ilk bakışta hayret verici görünse de bu aşırı güç sadece türümüzün temel biyolojik eğilimlerinden ileri gelmektedir. Din, gücünü maymun atalarımızdan bize miras kalan "her şeye kadir" lidere boyun eğme eğiliminden almaktadır. Bu nedenle din, toplumsal birliği sağlamakta yararlı bir araç olmuştur. Giderek, diyebiliriz ki evrimsel kökenlerimizin alışılmış dışı gelişim çizgisi göz önüne alınırsa, din olmasa, türümüzün bugünkü yerine ulaşması mümkün olamazdı.
  • Krizler gelişim için fırsatlar sunar.
  • Çoğu okur için sıradan bir kişisel gelişim kitabı olabilir ancak benim için her zaman yeri çok ayrı olacak.Normalde kişisel gelişim kitabı okumam nedenini bilmiyorum.Sanırım hepsi aynı geliyor diye ? Ama bu kitabı sadece kişisel gelişim kitabı olarak nitelendirmek yanlış olacaktır en azından bana göre.Beni bir yerden başka bir yere götürdüğüne inandığım bir kitap oldu.Her zaman geri dönüp okumak istediğim bir kitap olacak.