• Kadınlar yirmili yaşlarına gelmeden önce bin kez ölmüşlerdir.

    Clarissa P. Estes
  • Ey oğul.. Dünyaya geldin geleli âhirete doğru yol alıyorsun. Bunun için âhiret yurdu, sana dünya yurdundan daha yakındır. Dilini 'Allah'ım, beni affet' demeye alıştır. Çünkü öyle anlar vardır ki, o saatlerde Allah duaları reddetmez, istediğini ihsan eder.

    Ey oğul.. Borçlanmaktan uzak dur. Çünkü borç, seni gündüz zillete sürükler, gece de üzüntüye boğar. Allah'tan öyle bir şey iste ki, günah işlemeye cesaretin olmasın. Ve Allah'tan öyle kork ki, rahmetinden hiçbir zaman ümidin kesilmesin.

    Ey oğul.. Tembel olma. Tembellik bedbahtlık alâmetidir. Acele etme, acele şeytan işidir. Ahlâkını düzelt. Dostuna da, düşmanına da güler yüz göster. Ancak değerin ve itibarın kırılacak derecede hareket etme. Her şeyin hayırlısı olan orta yolu tercih et.

    Ey oğul.. Yolda yürürken yüzünü gözünü oraya buraya çevirme ki, gönlün vesvesede kalmasın Bıyık ve sakalınla oynama. Parmağını burnuna sokma. Yollara tükürme, sesli sümkürme. Elinle sinek kovalamayı terk et. Sükût ve teenni ile hareket et. Az konuş. Çok konuşmak, yanılmaya sebeptir.;

    Ey oğul.. Konuşurken sözü fazla dağıtma. Aksi takdirde şerefine zarar gelir. Konuşurken başkalarını utandırma. Kaş göz işareti yapma. Güzel ve lâtif sözleri duymaya çalış. Fazla hayrete düşme. Sözün tekrarlanmasını isteme. İnsanları güldürecek ve kendini maskara edecek sözlerden sakın.

    Ey oğul.. Kimse hakkında atıp tutma. Senden bir şey istendiği zaman, elinden geliyorsa vermeye çalış. Birinden bir şey istediğinde de fazla ısrar etme. Dinle alakası olmayan meselelerde aksi vaki ise tartışmaya ve münakaşaya girme.

    Ey oğul.. Acizliğini ve fakirliğini hiç kimseye, hattâ ailene dahi açma ki, onların yanında itibarın düşmesin, sözünü dinlemez olmasınlar. Bir kimse ile bozuşursan, dilini tut ve makbul olan sözü söyle. Önce düşün, sonra söze giriş. Herkesin değerini ve layık olduğu hürmeti muhafaza eyle.

    Ey oğul.. Bir kimsenin davetinde bulunduğun vakit, azla yetin. Dalkavukluk edip de o yemeği övmekle başkalarının yemeğini kötüleyip tahkir etme. Bir kimsenin evinde misafir kaldığın vakit gözlerine dikkat et. Her tarafa bakıp durma. Durumuna vakıf olduktan sonra dine aykırı da olsa sırrını ifşa etme.

    Ey oğul.. Bir işe başladığın zaman, meydana gelmeden önce kimseye açma ki, mahcup düşmeyesin. Sadakayı çok ver. Mal sevgisini gönlünden çıkar. Doğru söyle, Allah'tan gelene razı ol. İlim ve takva ehli veya herhangi bir sebeple senden ileride bulunan bir kimsenin huzurunda dilini tut.

    Ey oğul.. Senin iyiliğini isteyen dostlarının tavsiye ve öğütlerini can kulağıyla dinle. İnsanların gönlünü almaya çalış. Allah'ın rahmetinden ümidini kesme. Açıkta ve gizlide iyi olmaya çalış. Varlık yokluktan, akıl sarhoşluktan iyidir. Bir şeyi vaktinden önce isteme.

    Ey oğul.. İçini dışından daha çok süsle: İçin Hakkın, dışın halkın baktığı yerdir. Her yerde ve her zaman Allah'ı yanında hazır nazır olarak bil. Allah nazarında seni utandıracak işi bırak..

    O degerli zamanlarımızı bu güzel ögütlerle süslemek istedim🤗
  • Bir yüreği derinden sarsmak için, kader her zaman sıkı bir hazırlığa ve şiddetli bir darbe indirmeye gereksinim duymaz; onun dizginsiz biçim verme arzusunu asıl kışkırtan, sudan bir sebeple yıkım yaratmaktır. Biz insanlar, bu ilk hafif dokunuşa kendi kısıtlı lisanımızla sebep deriz ve önemsiz bir sebebi çoğu kez şaşkınlık içinde, yol açtığı muazzam sonuçlarla karşılaştırırız; fakat bir hastalığın teşhisin konmasından çok önce başlaması gibi, bir insanın kaderi de aynı şekilde, olaylar belirginleşip görülür hale gelmeden önce işlemeye başlar. Kader her zaman, bir insanın bedenine dıştan dokunmadan çok önce zihninde de, bedeninde de, içten içe yönetimi ele almış olur. Kendinde olup biteni fark etmek demek, artık kendini savunmaya geçmek demektir ve çoğunlukla boşa giden bir çabadır bu.
  • يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَاْتِىَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ فٖيهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌ وَالْكَافِرُونَ هُمُ الظَّالِمُونَ۝

    2.254 - Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkâr edenler ise zalimlerin ta kendileridir.(bakara suresi 254)
  • 30. Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortaklar koştular. De ki: “Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir.”
    31. İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.
    Kolektif
    Sayfa 277 - Yenigün Matbaacılık, Diyanet İşleri Başkanlığı, 542. Kaynak Eserler, 30.Hazırlayanlar Doç. Dr. Halil ALTUNTAŞ - Dr. Muzaffer ŞAHİN [12. Baskı 2011] ISBN: 978-975-19-3243-3
  • Şansa bakın ki, Sanchez'in zorlu yolculuğu onu Fawcett Inn'e getirdi. (...) Tam bara girmeye karar vermişti ki, bu kararı gözden geçirmesine yol açan bir şey yaşandı. O yaklaşırken içeride bir kıyamet koptu ve kim var kim yoksa köhne binanın kapılarından dışarı fırladı.
    ...
    "O GERİ GELDİ! KAHROLASI BURBON KID DÖNDÜ!"
    Başka kimse çıkacak mı diye Fawcett Inn'in girişine baktı. Kurşunların uçmasını bekledi. O aşamaya kadar hiç ailah sesi duyulmamıştı, Kid geri gelmişse böylesi oldukça sıra dışıydı.
    Sanchez, Santa Mondega'nın en acımasız katiliyle önceki iki karşılaşmasından sağ çıkmıştı. Sürekli kapüşonun altında saklanan o yüzü bir kere daha görmek istedi.
    Barın kapısı biraz daha açılmış ve biri dışarı çıkmaya yeltenmişti; çaresizce yerde sürünmeye çalışıyordu, Dişli Igor'du bu. Sanki bacaklarını kaybetmiş, bir yere gitmek için kullanacak kollarından başka uzvu kalmamıştı. Başını çevirip Sanchez'e baktığında barmen, kurt adamın yüzünün morarıp şiştiğini, boynundaki derin kesikten kanlar aktığını gördü. Bir saniye sonra gövdesi yeniden barın içine çekilmişti.
    Sanchez saniyenin binde biri kadar bir süre kapının aralığından kapüşonlu birini gördü.
    Ardından kapı çat diye kapandı.
    Bu, Sanchez'e tüyme zamanının geldiğini gösteren işaretti. Bir saniye bile tereddüt etmeden can havliyle sokağın diğer ucuna koştu. O yöndeki bir sonraki bar, iki kilometre ötedeydi. Kendi barı Tapioca'ydı ve Sanchez'in, Kid gelmeden önce oraya ulaşıp cama pencereye tahta çakması ve Jessica'yı uyarması gerekiyordu.
  • Doğuda bir baba vardı
    Batı gelmeden önce
    Onun oğulları batıya vardı

    Birinci oğul batı kapılarında
    Büyük törenlerle karşılandı
    Sonra onuruna büyük şölen verdiler
    Söylevler söylediler babanın onuruna

    Gece olup kuştüyü yastıklar arasında
    Oğul masmavi şafağın rüyasında
    Bir karaltı yavaşça tüy gibi daldı içeri
    Öldürdüler onu ve gömdüler kimsenin bilmediği bir yere
    Baba bunu havanın ansızın kabaran gözyaşından anladı
    Öcünü alsın diye kardeşini yolladı

    --Sezai Karakoç--