Bazı kitaplar sadece uzak dünyaları anlatmaz; bizi kendi dünyamızın, insanlığın binlerce yıllık sessiz kalmış kırılma noktalarıyla yüzleştirir. Frank Herbert’ın 1965 yılında edebiyat dünyasına
İmam Şafii rahmetullahi aleyh dedi ki:
"Allah-u Teâlâ, göndermiş olduğu vahye (yani Kur’an’a) ve Rasûlullah sallaUahu aleyhi ve sellem in sünnetine tabi olup itaat etmelerini bütün insanlara farz kılmıştır. Kerim olan Allah-u Teâlâ kitabında şöyle buyurur:
"Gerçek mü'minler ancak o kimselerdir ki Allah'a ve rasûlüne iman ederler, toplanmayı gerektiren bir meselede peygamberle bir araya geldikleri zaman, peygamberden izin almadan ayrılmazlar.”
Asıl mesele; Allah’ı, Resûlü’nü ve O’nun dostlarını sevmek ve sevdirebilmektir. Çünkü seven sevdiğine benzer, seven sevdiğinin yolunda yürümeye çalışır, seven sevdiğinin sevdiklerini de sever. Hz. Peygamber’i (sas) gerçek manada sevmeyen: “Gözümün nuru namaz” sözünü nasıl anlasın?